Ekim 2008 * ..
Onu ilk gördüğümde kalbim yerinden çıkıcak gibi olmuştu.
Onu E sanmıştım. Çok benziyordu, ama o değilmiş.
Çok seviyordum o zamanlar E'yi.
Onu ise hiç tanımıyordum, hiç konuşmamıştık.
Sadece bi kaç kez okulun kantininde görmüştüm.
Her gördüğümde içimde fırtınalar kopuyordu.
E'nin aynısıydı. Tıpkısının aynısı.
Ama o zamanlar E sevdiğim adam, o ise ara sıra gördüğüm bi yabancıydı.
E'nin rüzgarına kapıldığım gibi, onun rüzgarınada kapılacağımı
nereden bilebilirdimki ?
nereden bilebilirdimki ?
Temmuz 2009 * ..
Gençlik kampındaydım. Oda gelmiş. Tesadüf..
Tanrı rastlaştırıyor işte.
Onu orda gördüğüm ilk an yine E sandım.
Üzerimdeki şoku atlattığımda onun E değilde,
O okulda gördüğüm çocuk olduğunu anladım.
Esasında önce üzüldüm biraz.
Keşke onu değil de E yi görmüş olsaydım diye.
Ama şimdi iyiki gördüğüm o'ymuş diyorum.
Bi akşam arka arkaya denk gelmişti sıralarımız.
Sesini duyuyordum ama dönüp bakmak gelmiyordu içimden.
Bakıp napıcaktımki ?
Sonra tutamadım kendimi.
Arkamı döndüm, bana bakmasını bekledim.
Göz teması kurduktan sonra "sen çelebidenmiydin?" dedim.
"Evet" dedi ve gülümsedi.
İlk konuşmamız buydu. Evet sadece bu kadar.
Biliyorum son derece aptalca, ama gülüşü içimi ısıtmıştı.
10 gün boyunca sadece bu kadar konuşabilmiştik.
O zaman sadece E'ye benzediği için yakın olmak istemiştim ona.
Arkadaşça..
Ama biz arkadaş bile olamadan kamp bitmişti.
Ağustos 2009 * ..
Kamptan döndükten bi kaç hafta sonra onun face'ini ekledim.
Adını öğrenmiş oldum.
Bu bile gelişmeydi benim için.
Sonra zaman geçti. Hiç düşünmedim onu. Unuttum.
Aklıma bile gelmiyordu. Onu görmemeye alışmıştım sanırım.
E vardı çünkü. E'yi seviyordum.
Onun varlığını bile unutmuştum.
Ta ki okullar açılana kadar..
Eylül 2009 * ..
Yeni bi eğitim öğretim yılı başlamıştı hepimiz için.
Bi kaç gün sonra gördüm onu okulda.
Ben sınıftaydım, o da koridordan geçmişti hızlıca.
O an tekrar anımsadım onu. Ve sonra içimde yine bi fırtına..
Koşarak çıktım kapıya ama o çoktan gitmişti.
Sonraları hergün görür oldum onu.
Ama sadece uzaktan bakıyordum o kadar.
Hakkında en ufak bi bilgiye bile sahip değildim.
(kamptan bi kızla çıktığını bilmek dışında)
Ekim 2009 * ..
Yine Aylin'le okula geç kaldığımız günlerden biriydi.
O da geç kalmış. Tesadüf işte..
Biz kantindeydik. Sonra o geldi.
O bize doğru yürüdükçe benim kalbim daha hızlı çarpıyordu.
Ama o bunu nerden bilicektiki ? Bilmez tabi.
Artık çok yaklaşmıştı ve gelip bize birşey söyliceğinden emindim.
Kalbimin çarpıntısı geçmişti, ve durmak üzereydi.
Evet, o an kalbim durabilirdi.
Geldi ve "naber kampçı kızlar" dedi.
(o kadar abartılıcak bişey değil ama önemliydi benim için)
"Oha ne dicem şimdi ben. Ses tonum nasıl acaba. Napsamki. Eyvah !"
Düşünceleri aklımdan geçerken ben ona cevap vermeyi unutmuştum.
Sonra Aylin toparladı olayı.
Kısa bi sohbet geçti aramızda.
Ne konuştuğumuzu harfi harfine hatırlıyorum ama buraya yazmıcam.
Sonra zil çaldı. Biz sınıfımıza gittik.
Aylin'e onunla ilgili şeyler söylediğimde, saçmalama demişti bana.
Saçmalamakta ne ki ? Napabilirim ? İlgimi çekiyordu işte. Suç mu.
Kasım 2009 * ..
Aylin'i ekleyip, benim adresimi istemiş.
Aylin bunu bana anlatırken, yüzümdeki mutluluk ifadesini görmeliydiniz.
Ertesi akşam msn'e girdim.
Sanki bilmiyormuşum gibi ona kim olduğunu sordum.
Konuşmaya başladık. Muhabbetimiz gayet iyiydi.
Her akşam konuşur hale gelmiştik.
Artık ben her msn'e girdiğimde birşeyler yazıyordu bana.
Konudan konuya geçiyorduk. Bitmiyordu konuşucaklarımız.
Bir kaç hafta sonra msn olayını aşıp telefona yoğunlaştık.
Bıkmadan üşenmeden sabahtan akşama kadar onunla mesajlaşabilirdim.
Mesajlaşıyordukta zaten.
Sıradan biri değildi benim için.
Bende onun için sıradan biri olmadığımı düşünmüştüm o zamanlar.
Farklıymışım gibi hissettirmişti.
Bende onun için sıradan biri olmadığımı düşünmüştüm o zamanlar.
Farklıymışım gibi hissettirmişti.
Artık onunla iligili herşeyi öğrendiğimi sanıyordum.
O kadar çok şey konuşmuştukki onu tanıdığıma inanmıştım.
İçim içime sığmıyordu.
Nargile içicektik.
Ben elmalı olsun isterdim, o çilekli.
Bi türlü anlaşamazdık.
Söz vermişti ama.
İçicektik işte.
Sonuç mu ?
O bu sözü vereli 5 ay oldu ama hala nargile içmedik.
Aralık 2009 * ..
Okuldan birlikte çıktık bigün.
Beni evime bırakmak istediğini söyledi.
Ev biraz uzaktı.
Ve o yolu onunla yürümek benim için çok heycan verici olucaktı.
Yol boyunca sohbet ettik.
Onun kamptan çıktığı kızdan söz ediyorduk.
O kızın iyi biri olmadığını söyledi.
"Her çıktığın kızın arkadasından böyle sözler mi söylüyorsun,
bugün onun hakkında söyleyen yarın benim hakkımda söyler" dedim ona.
"Onu sevmiyordum." dedi.
"Beni ? " dedim.
(bu soruyu sormam çok aptalcaydı biliyorum ama tutamadım kendimi)
"Seviyorum" dedi ve kolunu omzuma attı.
Mutluluk katsayım tavan yapmıştı. Yüzümün kızardığını hissedebiliyordum.
Bi ara gerizekalı bi kızdan "hayatım" içerikili mesaj geldi.
Üstüne basa basa söylüyorum o kız tam bir ge-ri-ze-kalı.
O akşam bana söz verdi. Artık okulda kızlarla konuşmayacaktı.
Bana bu sözü verdiği için sevinmiştim.
Beni önemsiyor gibiydi.
Bi gün beni okulda bi erkek arkadaşımla merdivenden inerken gördü.
Sonraki tenefüs yanıma geldi ve o çocuğun kim olduğunu sordu.
Bi daha erkeklerle konuşmamamı söyledi.
Beni kıskanması hoşuma gitmişti.
Sonra onun G ile ilgilendiğini öğrendim. Ama inanmadım.
Belkide inanmak işime gelmiyordu. Ama doğruydu işte.
Ona tam güzel şeyler söylemek için heveslenmiştim.
Herşey çok güzel olucak umuduyla onu arıyordum okulda.
Gidip konuşucam ya işte, ah salak ben ah.
Sonra onu buldum.
Mutlu görünüyordu. G'nin yanında olduğu için mutluydu.
Ben camın arkasındaydım. Baktım, durdum ve düşündüm.
Aramızda biraz mesafe vardı.
O an ona ait olan herşeyle aramda bi mesafe olduğunu fark ettim.
Yanından sessizce geçtim ve onu arkamda bıraktım.
Ertesi akşam msn'de konuştuğumuzda durumu sordum.
G ile çıkmak üzere olduklarını söyledi.
Napıcaktım ben ? Neden bana yakın davranmıştı o zaman ?
Bütün olanlar arkadaşlıktan ibaretmiydi ?
31 Aralık 2009 * ..
Arkadaşlarla okulu ektik.
O da okula gitmeyip G ile buluşmuş.
Yeni yıla kötü girmemdeki en büyük etken bu işte.
Oysa ben 2010 yılı Uğurlu gelicek diye düşünmüştüm.
Yanılmışım.
Oysa ben 2010 yılı Uğurlu gelicek diye düşünmüştüm.
Yanılmışım.
1 Ocak 2010 * ..
Milli piyangoyu tutturdum.
Onun borcu varmış. Yardım istedi.
Edicektim tabiki. Seve seve.
Ama onun G ile ilgileniyor olması beni çıldırtıyordu.
İnadımı bilirsiniz işte.
11 Ocak 2010 * ..
Okul çıkışında nalbanta gittim, o da geldi.
Ona yardım etmem için ısrar ediyordu.
Ama inadım inat. Asla geri adım atmam bilirsiniz.
Gidip G'den yardım istemesini söyledim. Çok uyuz olmuştum çünkü.
Bide rüzgar vardı. Saçlarım uçuşuyordu. Hatta o an ben bile uçabilirdim.
Saçlarım uçuşurken çok çirkin olduğumu söyledi.
Sonuç mu ?
O günden beri rüzgarlı havalarda dışarı çıkmıyorum.
12 Ocak 2010 * ..
Çıkışta yine birlikteydik.
Yine aynı mevzular. Hatta bi ara abimle karşılaştık. Neyse.
Çelebihanın oraya kadar gittik. Sonra oturduk sohbet ettik.
Borcunu ödedikten sonra birlikte lahmacun yiyeceğimize dair söz verdi.
Yarış yapıcaktık, en fazla kim yicek diye..
Sonuç mu ?
Şuan borcu falan yok ama hala lahmacun yemedik.
Eve geç kalmıştım.
Gitmem gerekiyordu ama onun yanından ayrılmak istemiyordum.
Göz göze geldik yine. Gözlerine baktıkça başım dönüyordu.
Baktıkça sarhoş oluyormuşum gibi..
Onda beni çeken bişeyler varmış gibi..
Yanaklarımın kızardığını hissediyordum. Bunu o da farketmişti.
O günden sonra kırmızı yanaklısı oldum ben onun.
Ona yardım etmem için beni zor zahmet ikna etmişti.
Ertesi gün bilet olayını halledicektik ve borçlarından kurtulcaktı.
Ama salak ben bileti kaybettim. Allah belamı versin.
15 Ocak 2010 * ..
O derse girmemişti. Bende dersten izin alıp çıkmıştım.
Bahçede konuşuyorduk. Bileti kaybettiğim için kızgındı bana.
Onu hiç o kadar sinirli görmemiştim. Bileti kaybettiğim için özür diledim.
Çok kızgın bakıyordu. Bense ona masumca bakmışım.
O an farkında değildim, sonradan söyledi.
Ve ona söz verdim herşeye rağmen ona yardım ediceğime.
O da bana söz verdi, damarıma basmıcaktı.
22 Ocak 2010 * ..
15 tatil geldi.
Bu onu 15 gün göremiceğim anlamına geliyordu.
Tanrım koskoca 15 gün ! Nasıl geçicekti zaman ?
Şubat 2010 * ..
Bigün buluştuk.
Şansıma tüküreyim hava şartlarına bi türlü uyum sağlayamıyorum.
Yağmur yağıyordu ve saçım başıma girmişti ıslaklıktan.
Ayrıca onuda bekletmek zorunda kaldım.
Gittiğimde biraz atar yaptı ama beni gördüğüne sevinmiş gibiydi.
Uzun süre sohbet ettik.
Ben ona bakmaktan söylediklerinin çoğusunu duymuyordum bile.
Sonra yanlışlıkla laf arasında ona onu sevdiğimi söyledim.
Biliyorum bu çok aptalca ama yaptım işte.
Eve dönme vaktim yaklaştığında birlikte otobüs durağına yürüdük.
Benimle birlikte o da otobüs bekledi tek kalmamam için.
Biz muhabbete devam ederken otobüs geldi.
"Boşver bu otobüs gitsin, sonrakine binersin" dedi.
Yanımda biraz daha kalmak istiyor gibiydi.
(belkide bana öyle gelmiştir..)
Bi süre sonra başka bir otobüs geldi. Artık ayrılık vaktiydi.
Görüşürüz dedi ve yanağıma bi öpücük kondurdu.
Bu inanılmazdı, gerçekten. Çok değişikti. Tarifi olmayan bi duygu.
O an öldüm sandım. Yada kalbimin durduğunu falan.
Dondum, afalladım, aptallaştım. O da farketti bu garip tepkimi.
Dalga konusu oldum. Ama o anı yaşamaya değerdi.
6 Şubat 2010 * ..
Face'de ilişkisi var yaptı.
İlk önce G ile olduğunu düşündüm ama değilmiş.
Başka biri varmış. B !
Sevmediğini söyledi ama çıkıyorlardı işte B'yle.
Her ne kadar ilişkisi yok yapmasını söylesemde yapmadı.
Tüm ısrarlarıma rağmende iletisindeki B harfini silmedi.
13 Şubat 2010 * ..
İlk kez face'de okey oynadık onunla.
Evet, eğlenmiştim.
Hayatımın sonuna kadar onunla okey oynıyabiliceğimi bile düşünmüştüm.
Ama sonra çıktık ikimizde.
14 Şubat 2010 * ..
Sevgililer günüydü.
Ellerimin bomboş olmasına alışkındım.
Ama onun B ile buluşmuş olduğunu düşünmek beni çıldırtıyordu.
Üzgündüm, birazda kırgın.
Sevgiliydi onlar. İki salak sevgili !
Evet bunu söylemek benim için sinir bozucu. Ama sevgiliydiler işte.
21 Şubat 2010 * ..
Herşey yolunda gidiyordu. Yine sürekli mesajlaşıyorduk.
Ama tabi B ile çıkmaya devam ediyordu.
Sevmediğini söylüyordu ama çıkıyordu işte.
Face'ine girdim, beni silmişti !
Sinir katsayım tavan yaptı. Hemen ona mesaj attım ve durumu sordum.
B'nin onun face'ine girip sildiğini söyledi inanmadım.
Çünkü daha önce şifremi kimseye vermem demişti bana..
O kıza verdiğine göre o çokmu değerli ?
Yoksa vermeyip kendisimi sildi ?
Bu soruların cevabını hala bilmiyorum.
Bu durum çok sinirimi bozmuştu.
Ona B ile ne halt yerse yesin umrumda olmıcağını söyledim.
Artık benimle konuşmamasını da söyledim.
Madem face'i siliyorsun o zaman msn'imi ve tel numaramıda sil dedim.
Yapacağımız herşey için hevesimin kaçtığını söyledim.
Hevesimi geri getiriceğini söyledi.
Evet günlerce bunu söyledi. Hevesini geri getiricem dedi.
Bütün sözleri yapıcaz dedi.
Sonuç mu ?
Hala hevesim yerine gelmedi ve hala hiçbir şey yapmadık..
Mart 2010 * ..
Nedenini bilmediğim bi soğukluk oluştu.
Hiç mesajlaşmaz hale geldik.
Artık okul dışında gerekmedikçe konuşmuyorduk.
Başlarda üsteledim biraz. O atmasada ben attım mesaj.
Ama soğukluk girmişti bi kere aramıza.
Hem B vardı..
20 Mart 2010 * ..
Bu onların 2. aylarıydı.
Evet, onlar çıkmaya başlayalı tam tamına 2 ay olmuştu.
Koskocaman 2 ay.
"2.ayınız kutlu olsun. İnşallah hiç ayrılmazsınız"
İçerikli bir mesaj attım ona.
"Sağol" dedi.
Sonra sildim numarasını.
Benim yanımda olmadıktan sonra mesaj atsa ne fark eder ?
Adam gibi adam olsa kaç yazar ?
Benim gözümde bitik, yanımda olmadığında.
Siliverdim bende numarasını işte. Ezberimde ama olsun.
Ben o numarayı her şekilde söyliyebilirim.
Ağlayarak, hıçkırarak, kahkaha atarak, ıslık çalarak vs vs.
Ama bi daha ona mesaj atmıcam !
İnadımı bilirsiniz..
Şimdi mi ?
Bugün 27 Mart.
Hala nargile içmedik ve hala lahmacun yemedik. Yalanmış onlar..
Hala hevesimi yerine getirmedi. Hevesimi yerine getireceğide yalanmış..
Hala mesaj atmadı. Ve biliyorum sms'im yok demesi de yalan !
Okuldaki kızlarla konuşmıcak oluşu da yalanmış. Artık herkezle samimi.
Hani bana B'yi sevmiyorum diyordu ya. İşte o da büyük bi yalan !
Onu tanıdım sanıyordum, tanıyamamışım kabul.
Yalandan kızmış bana, yalandan bağırmış..
Beni kıskanması bile yalanmış. Yalandan öpmüş o kırmızı yanağımı..
Yalan söylemiş "sen benim kızmızı yanaklımsın" derken.
Çünkü hiçbirşeyi değilmişim onun..
Geç oldu ama anladım, yalan gerçekleri .
Bugün 27 Mart.
Hala nargile içmedik ve hala lahmacun yemedik. Yalanmış onlar..
Hala hevesimi yerine getirmedi. Hevesimi yerine getireceğide yalanmış..
Hala mesaj atmadı. Ve biliyorum sms'im yok demesi de yalan !
Okuldaki kızlarla konuşmıcak oluşu da yalanmış. Artık herkezle samimi.
Hani bana B'yi sevmiyorum diyordu ya. İşte o da büyük bi yalan !
Onu tanıdım sanıyordum, tanıyamamışım kabul.
Yalandan kızmış bana, yalandan bağırmış..
Beni kıskanması bile yalanmış. Yalandan öpmüş o kırmızı yanağımı..
Yalan söylemiş "sen benim kızmızı yanaklımsın" derken.
Çünkü hiçbirşeyi değilmişim onun..
Geç oldu ama anladım, yalan gerçekleri .
~
Bunu hiçbir zaman okumıcak biliyorum. O okusun diye yazmadım zaten.
by.
by.
