27 Mart 2010 Cumartesi

Bazı sözler lafta kalırmış.

Ekim 2008 * ..
Onu ilk gördüğümde kalbim yerinden çıkıcak gibi olmuştu.
Onu E sanmıştım. Çok benziyordu, ama o değilmiş.
Çok seviyordum o zamanlar E'yi.
Onu ise hiç tanımıyordum, hiç konuşmamıştık.
Sadece bi kaç kez okulun kantininde görmüştüm.
Her gördüğümde içimde fırtınalar kopuyordu.
E'nin aynısıydı. Tıpkısının aynısı.
Ama o zamanlar E sevdiğim adam, o ise ara sıra gördüğüm bi yabancıydı.
E'nin rüzgarına kapıldığım gibi, onun rüzgarınada kapılacağımı
nereden bilebilirdimki ?

Temmuz 2009 * ..
Gençlik kampındaydım. Oda gelmiş. Tesadüf..
Tanrı rastlaştırıyor işte.
Onu orda gördüğüm ilk an yine E sandım.
Üzerimdeki şoku atlattığımda onun E değilde,
O okulda gördüğüm çocuk olduğunu anladım.
Esasında önce üzüldüm biraz.
Keşke onu değil de E yi görmüş olsaydım diye.
Ama şimdi iyiki gördüğüm o'ymuş diyorum.

Bi akşam arka arkaya denk gelmişti sıralarımız.
Sesini duyuyordum ama dönüp bakmak gelmiyordu içimden.
Bakıp napıcaktımki ?

Sonra tutamadım kendimi.
Arkamı döndüm, bana bakmasını bekledim.
Göz teması kurduktan sonra "sen çelebidenmiydin?" dedim.
"Evet" dedi ve gülümsedi.
İlk konuşmamız buydu. Evet sadece bu kadar.
Biliyorum son derece aptalca, ama gülüşü içimi ısıtmıştı.

10 gün boyunca sadece bu kadar konuşabilmiştik.
O zaman sadece E'ye benzediği için yakın olmak istemiştim ona.
Arkadaşça..
Ama biz arkadaş bile olamadan kamp bitmişti.

Ağustos 2009 * ..
Kamptan döndükten bi kaç hafta sonra onun face'ini ekledim.
Adını öğrenmiş oldum.
Bu bile gelişmeydi benim için.

Sonra zaman geçti. Hiç düşünmedim onu. Unuttum.
Aklıma bile gelmiyordu. Onu görmemeye alışmıştım sanırım.
E vardı çünkü. E'yi seviyordum.
Onun varlığını bile unutmuştum.
Ta ki okullar açılana kadar..

Eylül 2009 * ..
Yeni bi eğitim öğretim yılı başlamıştı hepimiz için.
Bi kaç gün sonra gördüm onu okulda.
Ben sınıftaydım, o da koridordan geçmişti hızlıca.
O an tekrar anımsadım onu. Ve sonra içimde yine bi fırtına..
Koşarak çıktım kapıya ama o çoktan gitmişti.
Sonraları hergün görür oldum onu.
Ama sadece uzaktan bakıyordum o kadar.
Hakkında en ufak bi bilgiye bile sahip değildim.
(kamptan bi kızla çıktığını bilmek dışında)


Ekim 2009 * ..
Yine Aylin'le okula geç kaldığımız günlerden biriydi.
O da geç kalmış. Tesadüf işte..
Biz kantindeydik. Sonra o geldi.
O bize doğru yürüdükçe benim kalbim daha hızlı çarpıyordu.
Ama o bunu nerden bilicektiki ? Bilmez tabi.
Artık çok yaklaşmıştı ve gelip bize birşey söyliceğinden emindim.
Kalbimin çarpıntısı geçmişti, ve durmak üzereydi.
Evet, o an kalbim durabilirdi.
Geldi ve "naber kampçı kızlar" dedi.
(o kadar abartılıcak bişey değil ama önemliydi benim için)
"Oha ne dicem şimdi ben. Ses tonum nasıl acaba. Napsamki. Eyvah !"
Düşünceleri aklımdan geçerken ben ona cevap vermeyi unutmuştum.
Sonra Aylin toparladı olayı.
Kısa bi sohbet geçti aramızda.
Ne konuştuğumuzu harfi harfine hatırlıyorum ama buraya yazmıcam.
Sonra zil çaldı. Biz sınıfımıza gittik.

Aylin'e onunla ilgili şeyler söylediğimde, saçmalama demişti bana.
Saçmalamakta ne ki ? Napabilirim ? İlgimi çekiyordu işte. Suç mu.

Kasım 2009 * ..
Aylin'i ekleyip, benim adresimi istemiş.
Aylin bunu bana anlatırken, yüzümdeki mutluluk ifadesini görmeliydiniz.

Ertesi akşam msn'e girdim.
Sanki bilmiyormuşum gibi ona kim olduğunu sordum.
Konuşmaya başladık. Muhabbetimiz gayet iyiydi.
Her akşam konuşur hale gelmiştik.
Artık ben her msn'e girdiğimde birşeyler yazıyordu bana.
Konudan konuya geçiyorduk. Bitmiyordu konuşucaklarımız.

Bir kaç hafta sonra msn olayını aşıp telefona yoğunlaştık.
Bıkmadan üşenmeden sabahtan akşama kadar onunla mesajlaşabilirdim.
Mesajlaşıyordukta zaten.
Sıradan biri değildi benim için.
Bende onun için sıradan biri olmadığımı düşünmüştüm o zamanlar.
Farklıymışım gibi hissettirmişti.

Artık onunla iligili herşeyi öğrendiğimi sanıyordum.
O kadar çok şey konuşmuştukki onu tanıdığıma inanmıştım.
İçim içime sığmıyordu.

Nargile içicektik.
Ben elmalı olsun isterdim, o çilekli.
Bi türlü anlaşamazdık.
Söz vermişti ama.
İçicektik işte.
Sonuç mu ?
O bu sözü vereli 5 ay oldu ama hala nargile içmedik.

Aralık 2009 * ..
Okuldan birlikte çıktık bigün.
Beni evime bırakmak istediğini söyledi.
Ev biraz uzaktı.
Ve o yolu onunla yürümek benim için çok heycan verici olucaktı.
Yol boyunca sohbet ettik.
Onun kamptan çıktığı kızdan söz ediyorduk.
O kızın iyi biri olmadığını söyledi.
"Her çıktığın kızın arkadasından böyle sözler mi söylüyorsun,
bugün onun hakkında söyleyen yarın benim hakkımda söyler" dedim ona.
"Onu sevmiyordum." dedi.
"Beni ? " dedim.
(bu soruyu sormam çok aptalcaydı biliyorum ama tutamadım kendimi)
"Seviyorum" dedi ve kolunu omzuma attı.
Mutluluk katsayım tavan yapmıştı. Yüzümün kızardığını hissedebiliyordum.
Bi ara gerizekalı bi kızdan "hayatım" içerikili mesaj geldi.
Üstüne basa basa söylüyorum o kız tam bir ge-ri-ze-kalı.

O akşam bana söz verdi. Artık okulda kızlarla konuşmayacaktı.
Bana bu sözü verdiği için sevinmiştim.
Beni önemsiyor gibiydi.

Bi gün beni okulda bi erkek arkadaşımla merdivenden inerken gördü.
Sonraki tenefüs yanıma geldi ve o çocuğun kim olduğunu sordu.
Bi daha erkeklerle konuşmamamı söyledi.
Beni kıskanması hoşuma gitmişti.

Sonra onun G ile ilgilendiğini öğrendim. Ama inanmadım.
Belkide inanmak işime gelmiyordu. Ama doğruydu işte.
Ona tam güzel şeyler söylemek için heveslenmiştim.
Herşey çok güzel olucak umuduyla onu arıyordum okulda.
Gidip konuşucam ya işte, ah salak ben ah.
Sonra onu buldum.
Mutlu görünüyordu. G'nin yanında olduğu için mutluydu.
Ben camın arkasındaydım. Baktım, durdum ve düşündüm.
Aramızda biraz mesafe vardı.
O an ona ait olan herşeyle aramda bi mesafe olduğunu fark ettim.
Yanından sessizce geçtim ve onu arkamda bıraktım.

Ertesi akşam msn'de konuştuğumuzda durumu sordum.
G ile çıkmak üzere olduklarını söyledi.
Napıcaktım ben ? Neden bana yakın davranmıştı o zaman ?
Bütün olanlar arkadaşlıktan ibaretmiydi ?

31 Aralık 2009 * ..
Arkadaşlarla okulu ektik.
O da okula gitmeyip G ile buluşmuş.
Yeni yıla kötü girmemdeki en büyük etken bu işte.
Oysa ben 2010 yılı Uğurlu gelicek diye düşünmüştüm.
Yanılmışım.

1 Ocak 2010 * ..
Milli piyangoyu tutturdum.
Onun borcu varmış. Yardım istedi.
Edicektim tabiki. Seve seve.
Ama onun G ile ilgileniyor olması beni çıldırtıyordu.
İnadımı bilirsiniz işte.

11 Ocak 2010 * ..
Okul çıkışında nalbanta gittim, o da geldi.
Ona yardım etmem için ısrar ediyordu.
Ama inadım inat. Asla geri adım atmam bilirsiniz.
Gidip G'den yardım istemesini söyledim. Çok uyuz olmuştum çünkü.
Bide rüzgar vardı. Saçlarım uçuşuyordu. Hatta o an ben bile uçabilirdim.
Saçlarım uçuşurken çok çirkin olduğumu söyledi.
Sonuç mu ?
O günden beri rüzgarlı havalarda dışarı çıkmıyorum.

12 Ocak 2010 * ..
Çıkışta yine birlikteydik.
Yine aynı mevzular. Hatta bi ara abimle karşılaştık. Neyse.
Çelebihanın oraya kadar gittik. Sonra oturduk sohbet ettik.
Borcunu ödedikten sonra birlikte lahmacun yiyeceğimize dair söz verdi.
Yarış yapıcaktık, en fazla kim yicek diye..
Sonuç mu ?
Şuan borcu falan yok ama hala lahmacun yemedik.

Eve geç kalmıştım.
Gitmem gerekiyordu ama onun yanından ayrılmak istemiyordum.
Göz göze geldik yine. Gözlerine baktıkça başım dönüyordu.
Baktıkça sarhoş oluyormuşum gibi..
Onda beni çeken bişeyler varmış gibi..
Yanaklarımın kızardığını hissediyordum. Bunu o da farketmişti.
O günden sonra kırmızı yanaklısı oldum ben onun.

Ona yardım etmem için beni zor zahmet ikna etmişti.
Ertesi gün bilet olayını halledicektik ve borçlarından kurtulcaktı.
Ama salak ben bileti kaybettim. Allah belamı versin.

15 Ocak 2010 * ..
O derse girmemişti. Bende dersten izin alıp çıkmıştım.
Bahçede konuşuyorduk. Bileti kaybettiğim için kızgındı bana.
Onu hiç o kadar sinirli görmemiştim. Bileti kaybettiğim için özür diledim.
Çok kızgın bakıyordu. Bense ona masumca bakmışım.
O an farkında değildim, sonradan söyledi.
Ve ona söz verdim herşeye rağmen ona yardım ediceğime.
O da bana söz verdi, damarıma basmıcaktı.

22 Ocak 2010 * ..
15 tatil geldi.
Bu onu 15 gün göremiceğim anlamına geliyordu.
Tanrım koskoca 15 gün ! Nasıl geçicekti zaman ?

Şubat 2010 * ..
Bigün buluştuk.
Şansıma tüküreyim hava şartlarına bi türlü uyum sağlayamıyorum.
Yağmur yağıyordu ve saçım başıma girmişti ıslaklıktan.
Ayrıca onuda bekletmek zorunda kaldım.
Gittiğimde biraz atar yaptı ama beni gördüğüne sevinmiş gibiydi.
Uzun süre sohbet ettik.
Ben ona bakmaktan söylediklerinin çoğusunu duymuyordum bile.
Sonra yanlışlıkla laf arasında ona onu sevdiğimi söyledim.
Biliyorum bu çok aptalca ama yaptım işte.

Eve dönme vaktim yaklaştığında birlikte otobüs durağına yürüdük.
Benimle birlikte o da otobüs bekledi tek kalmamam için.
Biz muhabbete devam ederken otobüs geldi.
"Boşver bu otobüs gitsin, sonrakine binersin" dedi.
Yanımda biraz daha kalmak istiyor gibiydi.
(belkide bana öyle gelmiştir..)
Bi süre sonra başka bir otobüs geldi. Artık ayrılık vaktiydi.
Görüşürüz dedi ve yanağıma bi öpücük kondurdu.
Bu inanılmazdı, gerçekten. Çok değişikti. Tarifi olmayan bi duygu.
O an öldüm sandım. Yada kalbimin durduğunu falan.
Dondum, afalladım, aptallaştım. O da farketti bu garip tepkimi.
Dalga konusu oldum. Ama o anı yaşamaya değerdi.

6 Şubat 2010 * ..
Face'de ilişkisi var yaptı.
İlk önce G ile olduğunu düşündüm ama değilmiş.
Başka biri varmış. B !
Sevmediğini söyledi ama çıkıyorlardı işte B'yle.
Her ne kadar ilişkisi yok yapmasını söylesemde yapmadı.
Tüm ısrarlarıma rağmende iletisindeki B harfini silmedi.

13 Şubat 2010 * ..
İlk kez face'de okey oynadık onunla.
Evet, eğlenmiştim.
Hayatımın sonuna kadar onunla okey oynıyabiliceğimi bile düşünmüştüm.
Ama sonra çıktık ikimizde.

14 Şubat 2010 * ..
Sevgililer günüydü.
Ellerimin bomboş olmasına alışkındım.
Ama onun B ile buluşmuş olduğunu düşünmek beni çıldırtıyordu.
Üzgündüm, birazda kırgın.
Sevgiliydi onlar. İki salak sevgili !
Evet bunu söylemek benim için sinir bozucu. Ama sevgiliydiler işte.


21 Şubat 2010 * ..
Herşey yolunda gidiyordu. Yine sürekli mesajlaşıyorduk.
Ama tabi B ile çıkmaya devam ediyordu.
Sevmediğini söylüyordu ama çıkıyordu işte.
Face'ine girdim, beni silmişti !
Sinir katsayım tavan yaptı. Hemen ona mesaj attım ve durumu sordum.
B'nin onun face'ine girip sildiğini söyledi inanmadım.
Çünkü daha önce şifremi kimseye vermem demişti bana..
O kıza verdiğine göre o çokmu değerli ?
Yoksa vermeyip kendisimi sildi ?
Bu soruların cevabını hala bilmiyorum.

Bu durum çok sinirimi bozmuştu.
Ona B ile ne halt yerse yesin umrumda olmıcağını söyledim.
Artık benimle konuşmamasını da söyledim.
Madem face'i siliyorsun o zaman msn'imi ve tel numaramıda sil dedim.
Yapacağımız herşey için hevesimin kaçtığını söyledim.
Hevesimi geri getiriceğini söyledi.
Evet günlerce bunu söyledi. Hevesini geri getiricem dedi.
Bütün sözleri yapıcaz dedi.
Sonuç mu ?
Hala hevesim yerine gelmedi ve hala hiçbir şey yapmadık..

Mart 2010 * ..
Nedenini bilmediğim bi soğukluk oluştu.
Hiç mesajlaşmaz hale geldik.
Artık okul dışında gerekmedikçe konuşmuyorduk.
Başlarda üsteledim biraz. O atmasada ben attım mesaj.
Ama soğukluk girmişti bi kere aramıza.
Hem B vardı..

20 Mart 2010 * ..
Bu onların 2. aylarıydı.
Evet, onlar çıkmaya başlayalı tam tamına 2 ay olmuştu.
Koskocaman 2 ay.
"2.ayınız kutlu olsun. İnşallah hiç ayrılmazsınız"
İçerikli bir mesaj attım ona.
"Sağol" dedi.
Sonra sildim numarasını.
Benim yanımda olmadıktan sonra mesaj atsa ne fark eder ?
Adam gibi adam olsa kaç yazar ?
Benim gözümde bitik, yanımda olmadığında.
Siliverdim bende numarasını işte. Ezberimde ama olsun.
Ben o numarayı her şekilde söyliyebilirim.
Ağlayarak, hıçkırarak, kahkaha atarak, ıslık çalarak vs vs.
Ama bi daha ona mesaj atmıcam !
İnadımı bilirsiniz..

Şimdi mi ?
Bugün 27 Mart.
Hala nargile içmedik ve hala lahmacun yemedik. Yalanmış onlar..
Hala hevesimi yerine getirmedi. Hevesimi yerine getireceğide yalanmış..
Hala mesaj atmadı. Ve biliyorum sms'im yok demesi de yalan !
Okuldaki kızlarla konuşmıcak oluşu da yalanmış. Artık herkezle samimi.
Hani bana B'yi sevmiyorum diyordu ya. İşte o da büyük bi yalan !
Onu tanıdım sanıyordum, tanıyamamışım kabul.
Yalandan kızmış bana, yalandan bağırmış..
Beni kıskanması bile yalanmış. Yalandan öpmüş o kırmızı yanağımı..
Yalan söylemiş "sen benim kızmızı yanaklımsın" derken.
Çünkü hiçbirşeyi değilmişim onun..

Geç oldu ama anladım, yalan gerçekleri .

~
Bunu hiçbir zaman okumıcak biliyorum. O okusun diye yazmadım zaten.
by.

20 Mart 2010 Cumartesi

6da kalktım şaş :D

Bu sabah 6 da kalktım !
Vay anasını sayın seyirciler :D
Evet yanlış duymadınız 6da kalktım. Evet ben.
Aylin burdan sana sesleniyorum hacı.
Duyunca dudakların flan uçuklamasın, tahtaya vur maşallah de.
Gizem aynı şey senin içinde geçerli bebeğim.
İnanın, gerçekten 6da kalktım.
Sonra yüzümü yıkadım, hazırlandım ve yemek yedim. (8e kadar)
Ayakta uyur biçimde evden çıktım, Ayşenurun yanına gittim.
Oda beni bekliyordu zaten. Ve biliyorum kesinlikle oda uyuyordu, ayakta.
Okula gittik. Sınıfta bulunan herkez hayal kırıklığına uğramıştı.
Çünkü Faruk hocanın sınıfındaydık !
Tabiki derse girmedim :D

Evet sevgili okuyucu bugün bir kez daha anladımki;
İstediklerini elde edebilmek için cazgır olmak lazımmış.
Bu memlekette kibarlıkla bi yere gelen varsa beri gelsin.
Gittik Emin hocaya birsürü şikayette bulunduk.
(müdür yardımcımız olur kendisi)
Önce ık-mık dedi, olmaz dedi.
Peki siz benim isteyipte oldurtamadığım bişey gördünüzmü ? -Haha.
Kibarlıkla, iyi niyetle yok efendim hanımefendilikle olucak iş değilmiş bunlar.
Dişlerini göstermen gerekiyormuş.
En sonunda adam pes etti.
İstediğimizi yapıcak.
Haftaya kadar beklicez ama geç olsun güç olmasın hacı.

Ayrıca Kadriye hocayla ders yaptık. Şok !
Evet evet. O kadına bi antipatim olduğunu herkez biliyor.
Ama kurs gayet hoş geçti. Neredeyse bütün geometri sorularını çözdüm.
Aştım ben olayı hacı.
İdda ediyorum bu konudaki btün soruların a*ınakoyucam :D
Sınavda ne yaparım orası bilinmez ama şmdilik böyle düşünüyorum.

Hı bide çıkınca Erol'a gittik.
Pembe pantolonu bana ayırmamış deli oldum bilader.
489574895 kere söyledim ayır diye aq.
Neyse, bende mavisini aldım. Buda çok hoş.
Evet gerçekten sevdim.

Eve geldiğimde saat 2 civarlarındaydı.
Ve gelir gelmez yatağıma uzanıp dinlenmek paha biçilemez bi duyguydu.
Kış uykusuna yatmayı planlıyordum ama annem uyutmadı.
Hem zaten yaz geliyor,
bu yüzden kış uykusuna yatamadığım için üzülmedim jdfdkjhdsfdf

Bu arada bu hafta sınav haftasıymış biri beni dürtüklesin.
Konular hakkında en ufak bir bilgim bile yok.
Bilgiyi geçtim, hangi konuları işlediğimizden bile bi haberim.
Nedir benim bu hallerim ya ?
Evet önümde birsürü sınav var ve ben hala saçma salak şeylerle uğraşıyorum.
Biri bana ders çalış desin lütfen.

Şuan bunu yazarken Ulukaya msnden ileti gönderdi.
Onuda buraya dahil edeyim dedim.
Derin mevzulara dalıcaz Ahmet hazırla kendini koçum.
Hı bide evet burdan belirtmek istiyorumki sana uyuz olan kişi benim jdfkjdsfkj
Fotomuda beğendiğin için teşekkürlerimi borç bilirim.
Ayrıca o kız salaktı bunuda söylemeden geçemicem. Bil yani.
Bide bana biraz dil anlatım konularını çıtlatırsan çok sevinicem canım.

Neyse bu blogta burda bitsin artık.
Ha bide Batu Yavuz'la bir ilişkim yoktur.
Arkadaşımdır. Severim kendisini.
Dijimon'um, sevdiceğim.
Saygılar.
Hadi by :D

18 Mart 2010 Perşembe

İlham perimi getirin.

Al işte.
Benim işler hep böyle zaten.
Abuk sabuk zamanlarda yazı yazasım gelir.
Cümlelerimi en güzel sözcüklerle süsleyerek düşüncelerimi rahatca anlatabilirim.
Zaten genellikle konuşurken değilde yazarken kelimeler anlamlanır benim için.
Birine bi metin olarak cevap yazmam gerekirse onu yerden yere vurabilirim.
Hatta bi daha hiç konuşmamak üzere susturabilirim.
Ama gel gelelim nihayetinde bi yerden sonra iş ilham perisinde bitiyor.

Şuan lanet bi dil anlatım dersindeyiz ve lanet bi kompozisyon yazmam gerekiyor.
Ama bende bi gram ilham yok.
Yazamıyorum hocam nie zorluyosunuzki alala ya.
İnsan biraz düşünür bilader belki kızcağızın ilhamı yoktur diye.
Yok aq yok illa şeylik yapıcak. İlla. Düşüncesiz.

8 kere başladım ve sildim.
En sonunda sayfa yırtıldı.

Dersin bitmesine son 7 dakika ve ben hala yazıcak bi konu bulamadım.
Negüzel dimi ?
Hay aklıma -.-


Aaaaa buldum laan.
Buldum buldum valla buldum.
İlham geldi. Valla billa geldi.
Şuan aklımda müthiş bi konu var.
Ama söylemicem.
Hadi by.

Not : İlk cümleyi yazana kadar ders bitti. Şansıma tüküreyim. By.

15 Mart 2010 Pazartesi

Tanrım okulu su bassın bişey olsun noluur :D

Okuldayım.
Bu lanet yerde gün gecmek bilmiyor.
Az önce sınavların 1 hafta ertelendigi söylenildi.
Sınıfca mutluluktan çatlıyoduk.
Ama sonra bunun asılsız haber oldugu ortaya cıktı.

Ayrıca derste boş. Komutan beyamca gelmemis .)
Sakızımı o kadar keyifle patlatıyorumki görmelisin sevgili okuyucu.

Bütün paramı harcadıgım icin suan yemek yiyemiyorum.
Tek yapabildigim telefonumu elime alıp nette dolaşmak..
Bunada şükür :D
Hic degilse dincinin insan hayatındaki en heycanlı evrelerini anlatışını dinlemek zorunda kalmıyoruz :D

Hava çok güzel.
Umarım son derste bos olur ve bu lanet yerden erken cıkarız.

Suan Aylin yanımda ot yeme moduna gecti.
Gizem bugün zten gelmedi.
Ahh löve burda olmalıydın pskoda moronları işledik asdasdasd :D:D
Neyse sanırım bende Aylincigime katılsam iyi olucak.

Bu arada bunları yazmak icin ugrasırken sakız yüzüme yapıstı :D
Neyse bu kadar yeter.
Görüsmek üzere, hoşçakal sevgili blog :)

13 Mart 2010 Cumartesi

Küçük Selin'e öğütlerim :)

Ekşi Sözlük'te 10 yıl önceki haline öğütler tarzı bi başlık vardı.
Çok hoşuma gitti ve bunu blog konusu yapmalıyım dedim. Başlıyorum bak.

Öhööm öhööm sevgili küçük Selin,
Öncelikle ilkokula başladığında Rus bi öğretmenin sınıfında olucaksın.
Türkçeyi daha kendisi konuşamayan bi kadın.
Bana nasıl okuma yazma öğreticek diye düşünme.
Seni en önde gerizekalı bi çocukla oturtmuş olsa bile o öğretmenini sev.
Çünkü ondan sonra gelicek olan herif çok daha beter olucak.
Sınıfında seni kendine rakip olarak gören mızmız kızlarada aldırış etme.
7'si birleşse 1 tane sen olamaz.
Bide o kızlardan biri bundan yıllar sonra 2009 yazında bi resim çekilcek.
Senden kısa olsada bacakları uzun gözükcek.
%80 ihtimalle shop, hiç düşünme bunun bacakları nasıl bu kadar uzun diye.

Arkadaş konusuna gelince; o salak kızlarla arkadaşlık yapma.
Ondan sonrakilerlede. Anlaşamıyosun kasma, lazım değiller.
Boşu boşuna gerilme niye hiç anlaşamıyorum diye.

Sınıftan bi çocuk var. Kardeşim diyosun sen ona.
Sizin dersaneden S ile çıkıp ayrılcak. 3ünüz buluşcaksınız falan.
Ama sonra o senin en yakın arkadaşına senden hoşlandığını söylicek.
O yüzden ona hiç yakın davranma. Kardeş mardeş laf.
Kardeş ayaa göt ayaa bak sözümü dinle göte gelme.
Hatta sonra senin için o da aynı okula yazılcak ve lisede de beraber olucaksınız.

Bide E var sınıftan. Kanki olcaksınız çok güvenceksin.
Ama 8.sınıfın sonlarında senden hoşlanıyorum ayakları yapıcak.
Direk ver yolu, takma. Çok ağlıcak ama salla.
Yanında oturan kız sana onu savuncak.
Seni üzcek laflar ederse, çenesini kapalı tutmasını söyle.
Zira o kızın laf dışında yapabilceği hiçbişey yok.
İlerde görceksin, bi halt olmıcak.
Sakın sonsuza dek en iyi arkadaş olucaz hayalleri kurma olmıcaksınız.
Bide ondan sonra bi kız gelcek, o da yaramaz boşver uzak dur.

Sonra bide dersane var. Hergün düzenli olarak git, sakın devamsızlık yapma.
Çünkü sonra kıytırık bi düz lisede öğrencisi olmak zorunda kalıcaksın.
Dersanedeki o turuncu saçlı çocuğa ölme bitme. Sana "şşt şşt" yapıp durcak.
Yanına git, "bilader bi derdin mi var" diye sor. Sonradan içinde kalıcak.
Eğer bunu da yapmadıysan, bekle, bigün okuldan eve erken gönderiliceksiniz.
Burayı iyi dinle bak ! Eve geldiğinde üstüne güzel bişeyler bul.
Sakın eşofman ve gerizekalıca bi hırka giyip saçını toplama.
Çünkü arkadaşlarınla gezmeye gidiceksiniz. Yolda o çocukla karşılaşıcaksınız.
Sonra sana göz kırpcak falan, güzel olman lazım.
Ama bi daha karşılaşmıcaksınız, o yüzden onu salla.

Esas uyarı yerine geldim ! Bi çocuk gelicek.
Hayatında ilk kez aşık olduğun adam odur işte..
Baş harfi E. Hayatındaki bütün peri masallarının başlangıcı o olucak.
Onu sev tamam mı ? Sevme demem abes olur, seviceksin çünkü.
Önüne geçemezsin biliyorum.. Karşılığı daha az olucak ama sev !
Onu sevmek yaptığın en aptalca hareket olucak ama sev !
İlk başta imkansız olduğunu düşünüceksin ama öyle düşünme minik Selin.
Sizin gruptaki kızlarda onun arkadaşından hoşlanıyo olcak.
Ama sende ondan hoşlandığını bi an önce arkadaşlarına söyle.
Yoksa senin o sıralar en samimi olduğun kız sana gelip,
"ben E'den hoşlanıyorum" dicek ve sen mal gibi kalıcaksın.
Bide üstüne onunla aramızı yap dicek.
Ama yapma sen. Bak ben ettim, sen etme.
Sonra o kızla E çıkıcaklar. Sen E'yle kanka olmak zorunda kalıcaksın.
Ama hiç bi zaman umudunu kaybetme küçük Selin.
En sonunda sana açılcak o. Mutluluktan uçma.
Biliyorum ömür boyu ayrılmıcakmışsınız hissiyatına kapılcaksın ama
2 ay çıkcaksınız. Sonra gidicek. O öyle gider gelir alış ona.
Hani hep "herşey güzel olucak" diyosun ya olmıcak bilader.
Ömrünün 3 senesini çalıcak. 4908549058094 kere çıkıp ayrılcaksınız.
O çocuğun yolu hep sana düşücek.
Ama o gördüğün rüyalardaki gibi olmıcak hiçbişey bak benden söylemesi.
Hadi diyelim ki dinlemedin beni, malum az salaksın, o zaman o acıyı çekerken;
yazı yazıp dur, o zaman yazdıklarımı şimdi bile okuyup bayılıyorum, yaz sen.
İyi yazıyosun aklından çıkarma tamam mı kızım ? Aferin canım.

Sonra bide pandaya benzeyen kız var. Kızın salak olduğunu sende biliyosun.
Hiç umursama. Bide size yakın oturan 2 tane kız var.
O kızlardan biri bildiğin süzme zekalı salak. Diğeri sana rakip olabilir.
Kafası iyi çalışıyor, herkesi senle kavga ettirmek için uğraşcak.
Sen tek takıl bitanem tamam mı ? Tekrar söylüyorum, yine söylicem.
Sen kızlarla anlaşamıyosun ! Ömrün boyunca olmıcak bu.
Erkeklerle de kanka olamıcaksın, sana çıkılcak kız gözüyle bakıcaklar.

Ortaokulda tatlı bulduğun çocukların hepsi büyüynce aşırı tipsiz oldular.
Ayrıca tipsiz bulup reddettiklerinde büyüdüklerinde aşırı taş oldular.
Kafanı taşlara vur. Kıvılcımlar çıkana kadar.

Bide bi kız var H. O kız senin 10 yıllık arkadaşın.
Kendini bildin bileli hep var o.
Bigün onla okulu asıp Resimli'ye gitceksiniz.
Sonra oraya gelenlerle tanışıp bi grup kurcaksınız.
Günler süper eğlenceli geçicek. 2-3 ay takılıcaksınız.
Ama sonrası nanay. Birbirinizi bi daha görmiceksiniz.

Sonra bigün otobüs durağında beklerken bi kız görüceksin. Baş harfi A.
Git konuş onla. Bitanen olucak o senin. Ona güven, ona sarıl.
Diğerlerini boşver gitsin. 10. sınıfta aynı şubeye düşüceksiniz.
Sonra bi kız daha gelicek baş harfi G.
Onuda çok sevin tamam mı canım ? Aferin.

Haha. Ondan sonra da işte şuan aklımdaki çocuğa gelicez.
İlk kez kampta konuşucaksın onunla.
E'ye çok benziyor. Evet ikizi gibi. Bu çok etkileyici.
Sonra bu çocuk senin msnini falan eklicek muhabbetiniz ilerlicek.
Ama hiç heves yapma.
Başta herşey güzelmiş gibi olucak fakat sonra işler değişcek.
B harfiyle başlayan gerizekalı bi kızla çıkmaya başlıcak.
(Hatta hala çıkıyolar) Sakın bu yüzden kendini sinirden yiyip bitirme.
Bide aynen hep masum ol tamam mı yavrum ?
Masumluğuna bayılıyor o senin.
Ayrıca yanaklarım kırmızı diye kendi kendini gıcık edip durma.
O senin yanaklarına hasta.
Bide kıskanclık krizlerine girip aptal gibi davranma.
Cadı gibi davranırsan tabi senden kaçar. Sakin ol. Sakinleşmeyi öğren artık.
O kızları kıskanmana hiç gerek yok aq git aynaya bak birmisin onlarla ?
Olumlu ol azcık ya.

Gelelim şeye. Saçların berbat !
Sen büyüdükçe saçlarında daha da berbat olucak.
Saçın hemen uzarken değerini bil , uzat uzatabildiğin kadar.
Sakın kısa saç yakışır mı diye düşünme, olmaz. Ben yapmadım bak.
Bide saç düzleştiricisi denilen gerizekalı alete sakın takılma !
Saçımın anasını ağlattı. Sakın dedim bak ben ettim sen etme.
Çok yıpranıcak saçların.
Bide ellerin ayakların çok güzel, git bir sürü oje al, sür sür çık.
Kullan şunu. El önemli bi husus tamam mı ?
Oturup yemek yemeğe para vericeğine, git güzelliğine para yatır !

Derslere gelince. 8'de Oks sınavında sakın kaydırma, ben yaptım sen yapma.
Tamam mı gülüm ?
9da aptal derslerine dikkat et.
İngilizcen çok iyi olucak, övün onunla, kullan onu.
Fiziğe dikkat et, bi kere 90 alıcaksın, değerini bil salakcım tamam mı ?
Çalışsan kafan basar, kır dizini otur bari sınavdan önceki ders çalış !
Sakın geriliyorum falan deme, valla boğarım seni !
Kimyayada kafan basıyor, azcıkta köşelerden bak tamam mı ?
Kitabı aç bi başlıklara bak, o kadın zor soruyor bak tamam mı ?
Bide 10. sınıfta eşit ağırlığı seçiceksin.
Arkadaşların ot yer moduna giricek. Sende katıl onlara.

Ayrıca herkes sürekli rahat olmana takmış olucak.
Boşver sen onları böyle devam. Hep rahat ol.
Hayat güzel, takıl sen kafana göre tamam mı ? Oldu mu yavrum ?

Buda sonuncusu. Olmayan şeyi oldurtmaya çok kasma.
Zoru görünce arkana bakmadan git. Hiç uğraşma.
Bugüne dek uğraştım ama vakit kaybı tamam mı ?
Yalancı bi insandan dürüst birini çıkaramazsın.
Olumsuz bi insandanda olumlu biri yaratamazsın.
İnsanlar değişmez. Bunuda unutma.
Boşu boşuna çaba harcama, o zamanı kendine ayır.
Git müzik dinle, yazı yaz, gez toz. Sonra o zamanlara çok yanarsın !
Herkesi muhteşem iyi insanlar gibi düşünme. Kimseyle samimi olma.
Kimseye tamamen açılma, kimsenin önünde ağlama.
Her lafa vericek cevabın var senin. O cevapları içinde tutma. At gitsin.
Seni seven insanlar, seni saçmalasan da sevicektir..
Gidenlere dur deme. Bırak defolsunlar.
İnsanların ne hissettiğini umursama, kendini diğerleri için üzme nolursun..
Tamam mı ablacım ? Tamam mı güzelim ?
Büyüyünce bütün dünya önünde secde edicek rahat ol sen.
Ayrıca burnunda yanaklarında çok hoş ! Kafanı buna takma.
Bide doğum günlerine çok ümit yükleme, muhteşem geçmicekler..
Sevgililer gününde de yanlız olucaksın hep..
Hayatının iyi yerlerine odaklan.
Hep sabah olucak, hep herşey muhteşem olucak tavrıyla dur.
Evet depresif olmak havalı gözükebilir, ama değil ve aptalca tamam mı ?
Kimseye benzeme. Hiçbişey için pişman olma !
Şimdi gidebilirsin..
Bu dediklerimi aklından çıkarma. Akıllı ol azcık.
Bak ben 16 oldum ama henüz bi halt yok.
O yüzden büyümek için acele etme tamam mı küçük Selin ?
Bu söylediklerime bakıp sakın korkma. Çok eğleniceksin, ben öyle yaptım.
Kolla arkanı. Görüşürüz. İyi yolculuklar.
Hadi by.

10 Mart 2010 Çarşamba

Salak mısınız ya -.-

Son zamanlarda "herşey güzel olucak" durumumla ve "kendimle barışık olma"
vesaire saçmalıklarıyla tamamen ters düşen bi hissiyat içerisindeyim.
Güzel olucak derken herşey daha sıkıcı olmaya doğru bir yol alıyor.
Dahada berbat olan şey, benim hayatımın kötüye gidişiyle birlikte,
herkesin hayatında bi mart etkisi oluştu.
Aşk itirafları, müthiş romantik hadiseler falan.
Tamam hoş, yapın edin ama, kardeşim bu kadarda olmaz ki !
Bide herkes başıma ilişki uzmanı kesildi -ki bu hiç eğlenceli değil !
Sanki hepsi muhteşem hayatlar yaşıyorlarmış gibi
"aa hayatım böyle ters davranma, sabırlı ol azcık" demiyor mu
Deliresim geliyor. Orda atla saçını başını yol yani aq.
Harbiden çok sıkıldım bu aptal laflardan.
-Aaa sevgilisi varmış duydunmu ?
-Ay kızda çok güzelmiş gördünmü ?
-Ben olsam o çocuğun yüzüne bile bakmam ya sen nie konuşuyosun hala ?
-Çok seviyo galiba baksana sencede öyle değilmi ?
-Ay üzülme canım ya sana insanmı yok.
Sizene lan sizenee !
Onun başkasıyla çıktığı haberini alan her insan sanki ben kendimi yerden yere atıyormuşum, krizlere giriyormuşum gibi davranıyor.
Ya bi havayı öğren ilk önce.
Belki sevincimden uçuyorum ? Nerden biliyosun ?
Belki çok hoşuma gitti ? Belki çok sevindim başkasıyla mutlu olmasına ?
Neden herkes teselli moduna giriyor ?
Neden herkes "ah canım üzülme belki böylesi daha iyidir" falan diyor ?
Salak mısınız ya ?
Öyle dersen moralim bozulur tabi.
Sanki ortada moralimin bozulcağı bişey varmış gibi.
Kafanızı çalıştırın azcık.
Allah'ın herkesin kafasının içine mutlaka yerleştirmiş olduğu bişey var.
Bakınız; beyin.
Açık havada derin derin nefes alıp, oraya oksijen gitmesini sağlıyorsunuz.
Sık sık bulmaca çözün , çalışmasını kolaylaştırırsınız.
Çalıştırın ulan şunu ayda yılda bir. Bi işe yarasın.
Orda bişey var gerçekten ! Gazete kağıdı değil bu. Beyin beyin !
İki dakka olgun davranın lan. İki dakka bi düşünün olanı biteni.
Çoluk çocuk değiliz. Gerçekten değiliz.
Zeki ve aklı başında olması gereken insanlar topluluğuyuz.
Evde oturup aptal oyuncaklarınızla oynamanızı bende isterdim ama bu gerçek.
Kusura bakmayın. Şimdi size tek tavsiyem;
O koca burnunuzu hayatımdan çekin ve aynaya bakın gerizekalıcıklarım.
Hadi by.

5 Mart 2010 Cuma

Enteresan bir oyunmuş aşk..

Kurallarını farkında olmadan koyduğumuz garip bi oyunun içindeydik..
Kaçtığımız, kovalandığımız ve yakalandığımız zamanlar oldu.
Saklandığım zamanlarda, sen gelip çıkarttın beni gizlendiğim o yerlerden.
Yakalanmamak için senin gözlerini sıkı sıkı kapatıp uzaklaşmayı denedim.
Ama sen kör bi ebeyken bile, çevirebildin beni yolumdan.
Bi tek sen !
Sadece ve sadece, sen..

Kayan yıldızlara bakıp dilekler tutardık hep.
Yarım kalan elmaşekerleride hep benimdi.

Kulaktan kulağa oynadığımız zamanlarda seçtiğin sözcükler ;
Çok değişmiş bana gelene kadar.
Hep yanlış duymuşum, hep yanlış anlamışım..
Yeni yeni farkediyorum.

Topu elime aldığımda senin adını söyleyip yakalayamıcağın bir yere attım.
İstop !
Sonra kaçtım, senden..
Senden, çok uzağa.

Ama bak işte yine yenildim.
Aç kapıyı bezirgan başı ! gözlerim yaşlı.
Ben hep böyle mızıkçılık yaparım işte.

Bu oyunda son ebe bendim.
Yani son kurban..
Herşeye rağmen yumdum gözlerimi,
Sayı saymam bittiğinde çoktan gitmiş olucağını bile bile..
Sonra heryere baktım, aradım, taradım ; bulamadım.
Çok zaman sonra uzaktan gördüm, seslendim ; duymadı.
Hopladım, zıpladım, bağırdım ; bakmadı.
Meğer ben başka birini ona benzetmişim.
Çanak çömlek patladı !

Küstü gitti oyun arkadaşım.
Ben arkasından bakakaldım..

1 Mart 2010 Pazartesi

20.20 ~ Biri beni düşünsün ya.

Hoşgeldin Mart.
Bak ne güzel karşıladım seni.
Hiç bi kinim yok.
Sen ne dersen o olsun. Ok ?

Bu arada saat 20.20
Kim kimi düşünüyo acaba ?
Beni düşünen var mıı ?
Heeeyyy !
Düşünen varsa ses vermeli.
...
Kulağımda Jason Mraz'in şarkısından başka ses yok şuan.
"Aşk gerçektir" diyor o.
Aşk şarkısı bu. Aşk yoktur deseydi olmazdı.
Belkide Jason Mraz denilen herif hiç böyle karmaşıklıklar yaşamamıştır.
Belki onun sevgilisi onu çok sevdi, oda onu.
Belki o heyecan hiç gitmedi, hep çok sevdiler.
Belki sonsuza dek pembe panjurlu evlerinde mutlu mesut yaşadılar.
2 çocukları oldu, Jason eve para getirdi, kadın yemek yaptı.
Çocuklar okula gitti geldi, sonra onlarda evlendi.
Onlarında çoluğu çocuğu oldu.
Tabi bu biraz imkansız, çünkü adam henüz 26 yaşında falan.
Ama devamı böyle olucak demekki.
Neye güvenerek "Aşk gerçektir" dersin ki ?
Neyine güvenerek yani ?
Aptal -.-

Neyse, aşk diye bişey yok hacı. Kanmamak lazım.
Hem bu kalp denilen şeyde haddini bilsin artık.
Git kan flan pompala bilader ne işin var aşkla meşkle.
Ben bile yoruldum senin savaşlarından.
Evet, yoruldum.
Hadi by.

Bazı sözler lafta kalırmış.

Ekim 2008 * ..
Onu ilk gördüğümde kalbim yerinden çıkıcak gibi olmuştu.
Onu E sanmıştım. Çok benziyordu, ama o değilmiş.
Çok seviyordum o zamanlar E'yi.
Onu ise hiç tanımıyordum, hiç konuşmamıştık.
Sadece bi kaç kez okulun kantininde görmüştüm.
Her gördüğümde içimde fırtınalar kopuyordu.
E'nin aynısıydı. Tıpkısının aynısı.
Ama o zamanlar E sevdiğim adam, o ise ara sıra gördüğüm bi yabancıydı.
E'nin rüzgarına kapıldığım gibi, onun rüzgarınada kapılacağımı
nereden bilebilirdimki ?

Temmuz 2009 * ..
Gençlik kampındaydım. Oda gelmiş. Tesadüf..
Tanrı rastlaştırıyor işte.
Onu orda gördüğüm ilk an yine E sandım.
Üzerimdeki şoku atlattığımda onun E değilde,
O okulda gördüğüm çocuk olduğunu anladım.
Esasında önce üzüldüm biraz.
Keşke onu değil de E yi görmüş olsaydım diye.
Ama şimdi iyiki gördüğüm o'ymuş diyorum.

Bi akşam arka arkaya denk gelmişti sıralarımız.
Sesini duyuyordum ama dönüp bakmak gelmiyordu içimden.
Bakıp napıcaktımki ?

Sonra tutamadım kendimi.
Arkamı döndüm, bana bakmasını bekledim.
Göz teması kurduktan sonra "sen çelebidenmiydin?" dedim.
"Evet" dedi ve gülümsedi.
İlk konuşmamız buydu. Evet sadece bu kadar.
Biliyorum son derece aptalca, ama gülüşü içimi ısıtmıştı.

10 gün boyunca sadece bu kadar konuşabilmiştik.
O zaman sadece E'ye benzediği için yakın olmak istemiştim ona.
Arkadaşça..
Ama biz arkadaş bile olamadan kamp bitmişti.

Ağustos 2009 * ..
Kamptan döndükten bi kaç hafta sonra onun face'ini ekledim.
Adını öğrenmiş oldum.
Bu bile gelişmeydi benim için.

Sonra zaman geçti. Hiç düşünmedim onu. Unuttum.
Aklıma bile gelmiyordu. Onu görmemeye alışmıştım sanırım.
E vardı çünkü. E'yi seviyordum.
Onun varlığını bile unutmuştum.
Ta ki okullar açılana kadar..

Eylül 2009 * ..
Yeni bi eğitim öğretim yılı başlamıştı hepimiz için.
Bi kaç gün sonra gördüm onu okulda.
Ben sınıftaydım, o da koridordan geçmişti hızlıca.
O an tekrar anımsadım onu. Ve sonra içimde yine bi fırtına..
Koşarak çıktım kapıya ama o çoktan gitmişti.
Sonraları hergün görür oldum onu.
Ama sadece uzaktan bakıyordum o kadar.
Hakkında en ufak bi bilgiye bile sahip değildim.
(kamptan bi kızla çıktığını bilmek dışında)


Ekim 2009 * ..
Yine Aylin'le okula geç kaldığımız günlerden biriydi.
O da geç kalmış. Tesadüf işte..
Biz kantindeydik. Sonra o geldi.
O bize doğru yürüdükçe benim kalbim daha hızlı çarpıyordu.
Ama o bunu nerden bilicektiki ? Bilmez tabi.
Artık çok yaklaşmıştı ve gelip bize birşey söyliceğinden emindim.
Kalbimin çarpıntısı geçmişti, ve durmak üzereydi.
Evet, o an kalbim durabilirdi.
Geldi ve "naber kampçı kızlar" dedi.
(o kadar abartılıcak bişey değil ama önemliydi benim için)
"Oha ne dicem şimdi ben. Ses tonum nasıl acaba. Napsamki. Eyvah !"
Düşünceleri aklımdan geçerken ben ona cevap vermeyi unutmuştum.
Sonra Aylin toparladı olayı.
Kısa bi sohbet geçti aramızda.
Ne konuştuğumuzu harfi harfine hatırlıyorum ama buraya yazmıcam.
Sonra zil çaldı. Biz sınıfımıza gittik.

Aylin'e onunla ilgili şeyler söylediğimde, saçmalama demişti bana.
Saçmalamakta ne ki ? Napabilirim ? İlgimi çekiyordu işte. Suç mu.

Kasım 2009 * ..
Aylin'i ekleyip, benim adresimi istemiş.
Aylin bunu bana anlatırken, yüzümdeki mutluluk ifadesini görmeliydiniz.

Ertesi akşam msn'e girdim.
Sanki bilmiyormuşum gibi ona kim olduğunu sordum.
Konuşmaya başladık. Muhabbetimiz gayet iyiydi.
Her akşam konuşur hale gelmiştik.
Artık ben her msn'e girdiğimde birşeyler yazıyordu bana.
Konudan konuya geçiyorduk. Bitmiyordu konuşucaklarımız.

Bir kaç hafta sonra msn olayını aşıp telefona yoğunlaştık.
Bıkmadan üşenmeden sabahtan akşama kadar onunla mesajlaşabilirdim.
Mesajlaşıyordukta zaten.
Sıradan biri değildi benim için.
Bende onun için sıradan biri olmadığımı düşünmüştüm o zamanlar.
Farklıymışım gibi hissettirmişti.

Artık onunla iligili herşeyi öğrendiğimi sanıyordum.
O kadar çok şey konuşmuştukki onu tanıdığıma inanmıştım.
İçim içime sığmıyordu.

Nargile içicektik.
Ben elmalı olsun isterdim, o çilekli.
Bi türlü anlaşamazdık.
Söz vermişti ama.
İçicektik işte.
Sonuç mu ?
O bu sözü vereli 5 ay oldu ama hala nargile içmedik.

Aralık 2009 * ..
Okuldan birlikte çıktık bigün.
Beni evime bırakmak istediğini söyledi.
Ev biraz uzaktı.
Ve o yolu onunla yürümek benim için çok heycan verici olucaktı.
Yol boyunca sohbet ettik.
Onun kamptan çıktığı kızdan söz ediyorduk.
O kızın iyi biri olmadığını söyledi.
"Her çıktığın kızın arkadasından böyle sözler mi söylüyorsun,
bugün onun hakkında söyleyen yarın benim hakkımda söyler" dedim ona.
"Onu sevmiyordum." dedi.
"Beni ? " dedim.
(bu soruyu sormam çok aptalcaydı biliyorum ama tutamadım kendimi)
"Seviyorum" dedi ve kolunu omzuma attı.
Mutluluk katsayım tavan yapmıştı. Yüzümün kızardığını hissedebiliyordum.
Bi ara gerizekalı bi kızdan "hayatım" içerikili mesaj geldi.
Üstüne basa basa söylüyorum o kız tam bir ge-ri-ze-kalı.

O akşam bana söz verdi. Artık okulda kızlarla konuşmayacaktı.
Bana bu sözü verdiği için sevinmiştim.
Beni önemsiyor gibiydi.

Bi gün beni okulda bi erkek arkadaşımla merdivenden inerken gördü.
Sonraki tenefüs yanıma geldi ve o çocuğun kim olduğunu sordu.
Bi daha erkeklerle konuşmamamı söyledi.
Beni kıskanması hoşuma gitmişti.

Sonra onun G ile ilgilendiğini öğrendim. Ama inanmadım.
Belkide inanmak işime gelmiyordu. Ama doğruydu işte.
Ona tam güzel şeyler söylemek için heveslenmiştim.
Herşey çok güzel olucak umuduyla onu arıyordum okulda.
Gidip konuşucam ya işte, ah salak ben ah.
Sonra onu buldum.
Mutlu görünüyordu. G'nin yanında olduğu için mutluydu.
Ben camın arkasındaydım. Baktım, durdum ve düşündüm.
Aramızda biraz mesafe vardı.
O an ona ait olan herşeyle aramda bi mesafe olduğunu fark ettim.
Yanından sessizce geçtim ve onu arkamda bıraktım.

Ertesi akşam msn'de konuştuğumuzda durumu sordum.
G ile çıkmak üzere olduklarını söyledi.
Napıcaktım ben ? Neden bana yakın davranmıştı o zaman ?
Bütün olanlar arkadaşlıktan ibaretmiydi ?

31 Aralık 2009 * ..
Arkadaşlarla okulu ektik.
O da okula gitmeyip G ile buluşmuş.
Yeni yıla kötü girmemdeki en büyük etken bu işte.
Oysa ben 2010 yılı Uğurlu gelicek diye düşünmüştüm.
Yanılmışım.

1 Ocak 2010 * ..
Milli piyangoyu tutturdum.
Onun borcu varmış. Yardım istedi.
Edicektim tabiki. Seve seve.
Ama onun G ile ilgileniyor olması beni çıldırtıyordu.
İnadımı bilirsiniz işte.

11 Ocak 2010 * ..
Okul çıkışında nalbanta gittim, o da geldi.
Ona yardım etmem için ısrar ediyordu.
Ama inadım inat. Asla geri adım atmam bilirsiniz.
Gidip G'den yardım istemesini söyledim. Çok uyuz olmuştum çünkü.
Bide rüzgar vardı. Saçlarım uçuşuyordu. Hatta o an ben bile uçabilirdim.
Saçlarım uçuşurken çok çirkin olduğumu söyledi.
Sonuç mu ?
O günden beri rüzgarlı havalarda dışarı çıkmıyorum.

12 Ocak 2010 * ..
Çıkışta yine birlikteydik.
Yine aynı mevzular. Hatta bi ara abimle karşılaştık. Neyse.
Çelebihanın oraya kadar gittik. Sonra oturduk sohbet ettik.
Borcunu ödedikten sonra birlikte lahmacun yiyeceğimize dair söz verdi.
Yarış yapıcaktık, en fazla kim yicek diye..
Sonuç mu ?
Şuan borcu falan yok ama hala lahmacun yemedik.

Eve geç kalmıştım.
Gitmem gerekiyordu ama onun yanından ayrılmak istemiyordum.
Göz göze geldik yine. Gözlerine baktıkça başım dönüyordu.
Baktıkça sarhoş oluyormuşum gibi..
Onda beni çeken bişeyler varmış gibi..
Yanaklarımın kızardığını hissediyordum. Bunu o da farketmişti.
O günden sonra kırmızı yanaklısı oldum ben onun.

Ona yardım etmem için beni zor zahmet ikna etmişti.
Ertesi gün bilet olayını halledicektik ve borçlarından kurtulcaktı.
Ama salak ben bileti kaybettim. Allah belamı versin.

15 Ocak 2010 * ..
O derse girmemişti. Bende dersten izin alıp çıkmıştım.
Bahçede konuşuyorduk. Bileti kaybettiğim için kızgındı bana.
Onu hiç o kadar sinirli görmemiştim. Bileti kaybettiğim için özür diledim.
Çok kızgın bakıyordu. Bense ona masumca bakmışım.
O an farkında değildim, sonradan söyledi.
Ve ona söz verdim herşeye rağmen ona yardım ediceğime.
O da bana söz verdi, damarıma basmıcaktı.

22 Ocak 2010 * ..
15 tatil geldi.
Bu onu 15 gün göremiceğim anlamına geliyordu.
Tanrım koskoca 15 gün ! Nasıl geçicekti zaman ?

Şubat 2010 * ..
Bigün buluştuk.
Şansıma tüküreyim hava şartlarına bi türlü uyum sağlayamıyorum.
Yağmur yağıyordu ve saçım başıma girmişti ıslaklıktan.
Ayrıca onuda bekletmek zorunda kaldım.
Gittiğimde biraz atar yaptı ama beni gördüğüne sevinmiş gibiydi.
Uzun süre sohbet ettik.
Ben ona bakmaktan söylediklerinin çoğusunu duymuyordum bile.
Sonra yanlışlıkla laf arasında ona onu sevdiğimi söyledim.
Biliyorum bu çok aptalca ama yaptım işte.

Eve dönme vaktim yaklaştığında birlikte otobüs durağına yürüdük.
Benimle birlikte o da otobüs bekledi tek kalmamam için.
Biz muhabbete devam ederken otobüs geldi.
"Boşver bu otobüs gitsin, sonrakine binersin" dedi.
Yanımda biraz daha kalmak istiyor gibiydi.
(belkide bana öyle gelmiştir..)
Bi süre sonra başka bir otobüs geldi. Artık ayrılık vaktiydi.
Görüşürüz dedi ve yanağıma bi öpücük kondurdu.
Bu inanılmazdı, gerçekten. Çok değişikti. Tarifi olmayan bi duygu.
O an öldüm sandım. Yada kalbimin durduğunu falan.
Dondum, afalladım, aptallaştım. O da farketti bu garip tepkimi.
Dalga konusu oldum. Ama o anı yaşamaya değerdi.

6 Şubat 2010 * ..
Face'de ilişkisi var yaptı.
İlk önce G ile olduğunu düşündüm ama değilmiş.
Başka biri varmış. B !
Sevmediğini söyledi ama çıkıyorlardı işte B'yle.
Her ne kadar ilişkisi yok yapmasını söylesemde yapmadı.
Tüm ısrarlarıma rağmende iletisindeki B harfini silmedi.

13 Şubat 2010 * ..
İlk kez face'de okey oynadık onunla.
Evet, eğlenmiştim.
Hayatımın sonuna kadar onunla okey oynıyabiliceğimi bile düşünmüştüm.
Ama sonra çıktık ikimizde.

14 Şubat 2010 * ..
Sevgililer günüydü.
Ellerimin bomboş olmasına alışkındım.
Ama onun B ile buluşmuş olduğunu düşünmek beni çıldırtıyordu.
Üzgündüm, birazda kırgın.
Sevgiliydi onlar. İki salak sevgili !
Evet bunu söylemek benim için sinir bozucu. Ama sevgiliydiler işte.


21 Şubat 2010 * ..
Herşey yolunda gidiyordu. Yine sürekli mesajlaşıyorduk.
Ama tabi B ile çıkmaya devam ediyordu.
Sevmediğini söylüyordu ama çıkıyordu işte.
Face'ine girdim, beni silmişti !
Sinir katsayım tavan yaptı. Hemen ona mesaj attım ve durumu sordum.
B'nin onun face'ine girip sildiğini söyledi inanmadım.
Çünkü daha önce şifremi kimseye vermem demişti bana..
O kıza verdiğine göre o çokmu değerli ?
Yoksa vermeyip kendisimi sildi ?
Bu soruların cevabını hala bilmiyorum.

Bu durum çok sinirimi bozmuştu.
Ona B ile ne halt yerse yesin umrumda olmıcağını söyledim.
Artık benimle konuşmamasını da söyledim.
Madem face'i siliyorsun o zaman msn'imi ve tel numaramıda sil dedim.
Yapacağımız herşey için hevesimin kaçtığını söyledim.
Hevesimi geri getiriceğini söyledi.
Evet günlerce bunu söyledi. Hevesini geri getiricem dedi.
Bütün sözleri yapıcaz dedi.
Sonuç mu ?
Hala hevesim yerine gelmedi ve hala hiçbir şey yapmadık..

Mart 2010 * ..
Nedenini bilmediğim bi soğukluk oluştu.
Hiç mesajlaşmaz hale geldik.
Artık okul dışında gerekmedikçe konuşmuyorduk.
Başlarda üsteledim biraz. O atmasada ben attım mesaj.
Ama soğukluk girmişti bi kere aramıza.
Hem B vardı..

20 Mart 2010 * ..
Bu onların 2. aylarıydı.
Evet, onlar çıkmaya başlayalı tam tamına 2 ay olmuştu.
Koskocaman 2 ay.
"2.ayınız kutlu olsun. İnşallah hiç ayrılmazsınız"
İçerikli bir mesaj attım ona.
"Sağol" dedi.
Sonra sildim numarasını.
Benim yanımda olmadıktan sonra mesaj atsa ne fark eder ?
Adam gibi adam olsa kaç yazar ?
Benim gözümde bitik, yanımda olmadığında.
Siliverdim bende numarasını işte. Ezberimde ama olsun.
Ben o numarayı her şekilde söyliyebilirim.
Ağlayarak, hıçkırarak, kahkaha atarak, ıslık çalarak vs vs.
Ama bi daha ona mesaj atmıcam !
İnadımı bilirsiniz..

Şimdi mi ?
Bugün 27 Mart.
Hala nargile içmedik ve hala lahmacun yemedik. Yalanmış onlar..
Hala hevesimi yerine getirmedi. Hevesimi yerine getireceğide yalanmış..
Hala mesaj atmadı. Ve biliyorum sms'im yok demesi de yalan !
Okuldaki kızlarla konuşmıcak oluşu da yalanmış. Artık herkezle samimi.
Hani bana B'yi sevmiyorum diyordu ya. İşte o da büyük bi yalan !
Onu tanıdım sanıyordum, tanıyamamışım kabul.
Yalandan kızmış bana, yalandan bağırmış..
Beni kıskanması bile yalanmış. Yalandan öpmüş o kırmızı yanağımı..
Yalan söylemiş "sen benim kızmızı yanaklımsın" derken.
Çünkü hiçbirşeyi değilmişim onun..

Geç oldu ama anladım, yalan gerçekleri .

~
Bunu hiçbir zaman okumıcak biliyorum. O okusun diye yazmadım zaten.
by.

6da kalktım şaş :D

Bu sabah 6 da kalktım !
Vay anasını sayın seyirciler :D
Evet yanlış duymadınız 6da kalktım. Evet ben.
Aylin burdan sana sesleniyorum hacı.
Duyunca dudakların flan uçuklamasın, tahtaya vur maşallah de.
Gizem aynı şey senin içinde geçerli bebeğim.
İnanın, gerçekten 6da kalktım.
Sonra yüzümü yıkadım, hazırlandım ve yemek yedim. (8e kadar)
Ayakta uyur biçimde evden çıktım, Ayşenurun yanına gittim.
Oda beni bekliyordu zaten. Ve biliyorum kesinlikle oda uyuyordu, ayakta.
Okula gittik. Sınıfta bulunan herkez hayal kırıklığına uğramıştı.
Çünkü Faruk hocanın sınıfındaydık !
Tabiki derse girmedim :D

Evet sevgili okuyucu bugün bir kez daha anladımki;
İstediklerini elde edebilmek için cazgır olmak lazımmış.
Bu memlekette kibarlıkla bi yere gelen varsa beri gelsin.
Gittik Emin hocaya birsürü şikayette bulunduk.
(müdür yardımcımız olur kendisi)
Önce ık-mık dedi, olmaz dedi.
Peki siz benim isteyipte oldurtamadığım bişey gördünüzmü ? -Haha.
Kibarlıkla, iyi niyetle yok efendim hanımefendilikle olucak iş değilmiş bunlar.
Dişlerini göstermen gerekiyormuş.
En sonunda adam pes etti.
İstediğimizi yapıcak.
Haftaya kadar beklicez ama geç olsun güç olmasın hacı.

Ayrıca Kadriye hocayla ders yaptık. Şok !
Evet evet. O kadına bi antipatim olduğunu herkez biliyor.
Ama kurs gayet hoş geçti. Neredeyse bütün geometri sorularını çözdüm.
Aştım ben olayı hacı.
İdda ediyorum bu konudaki btün soruların a*ınakoyucam :D
Sınavda ne yaparım orası bilinmez ama şmdilik böyle düşünüyorum.

Hı bide çıkınca Erol'a gittik.
Pembe pantolonu bana ayırmamış deli oldum bilader.
489574895 kere söyledim ayır diye aq.
Neyse, bende mavisini aldım. Buda çok hoş.
Evet gerçekten sevdim.

Eve geldiğimde saat 2 civarlarındaydı.
Ve gelir gelmez yatağıma uzanıp dinlenmek paha biçilemez bi duyguydu.
Kış uykusuna yatmayı planlıyordum ama annem uyutmadı.
Hem zaten yaz geliyor,
bu yüzden kış uykusuna yatamadığım için üzülmedim jdfdkjhdsfdf

Bu arada bu hafta sınav haftasıymış biri beni dürtüklesin.
Konular hakkında en ufak bir bilgim bile yok.
Bilgiyi geçtim, hangi konuları işlediğimizden bile bi haberim.
Nedir benim bu hallerim ya ?
Evet önümde birsürü sınav var ve ben hala saçma salak şeylerle uğraşıyorum.
Biri bana ders çalış desin lütfen.

Şuan bunu yazarken Ulukaya msnden ileti gönderdi.
Onuda buraya dahil edeyim dedim.
Derin mevzulara dalıcaz Ahmet hazırla kendini koçum.
Hı bide evet burdan belirtmek istiyorumki sana uyuz olan kişi benim jdfkjdsfkj
Fotomuda beğendiğin için teşekkürlerimi borç bilirim.
Ayrıca o kız salaktı bunuda söylemeden geçemicem. Bil yani.
Bide bana biraz dil anlatım konularını çıtlatırsan çok sevinicem canım.

Neyse bu blogta burda bitsin artık.
Ha bide Batu Yavuz'la bir ilişkim yoktur.
Arkadaşımdır. Severim kendisini.
Dijimon'um, sevdiceğim.
Saygılar.
Hadi by :D

İlham perimi getirin.

Al işte.
Benim işler hep böyle zaten.
Abuk sabuk zamanlarda yazı yazasım gelir.
Cümlelerimi en güzel sözcüklerle süsleyerek düşüncelerimi rahatca anlatabilirim.
Zaten genellikle konuşurken değilde yazarken kelimeler anlamlanır benim için.
Birine bi metin olarak cevap yazmam gerekirse onu yerden yere vurabilirim.
Hatta bi daha hiç konuşmamak üzere susturabilirim.
Ama gel gelelim nihayetinde bi yerden sonra iş ilham perisinde bitiyor.

Şuan lanet bi dil anlatım dersindeyiz ve lanet bi kompozisyon yazmam gerekiyor.
Ama bende bi gram ilham yok.
Yazamıyorum hocam nie zorluyosunuzki alala ya.
İnsan biraz düşünür bilader belki kızcağızın ilhamı yoktur diye.
Yok aq yok illa şeylik yapıcak. İlla. Düşüncesiz.

8 kere başladım ve sildim.
En sonunda sayfa yırtıldı.

Dersin bitmesine son 7 dakika ve ben hala yazıcak bi konu bulamadım.
Negüzel dimi ?
Hay aklıma -.-


Aaaaa buldum laan.
Buldum buldum valla buldum.
İlham geldi. Valla billa geldi.
Şuan aklımda müthiş bi konu var.
Ama söylemicem.
Hadi by.

Not : İlk cümleyi yazana kadar ders bitti. Şansıma tüküreyim. By.

Tanrım okulu su bassın bişey olsun noluur :D

Okuldayım.
Bu lanet yerde gün gecmek bilmiyor.
Az önce sınavların 1 hafta ertelendigi söylenildi.
Sınıfca mutluluktan çatlıyoduk.
Ama sonra bunun asılsız haber oldugu ortaya cıktı.

Ayrıca derste boş. Komutan beyamca gelmemis .)
Sakızımı o kadar keyifle patlatıyorumki görmelisin sevgili okuyucu.

Bütün paramı harcadıgım icin suan yemek yiyemiyorum.
Tek yapabildigim telefonumu elime alıp nette dolaşmak..
Bunada şükür :D
Hic degilse dincinin insan hayatındaki en heycanlı evrelerini anlatışını dinlemek zorunda kalmıyoruz :D

Hava çok güzel.
Umarım son derste bos olur ve bu lanet yerden erken cıkarız.

Suan Aylin yanımda ot yeme moduna gecti.
Gizem bugün zten gelmedi.
Ahh löve burda olmalıydın pskoda moronları işledik asdasdasd :D:D
Neyse sanırım bende Aylincigime katılsam iyi olucak.

Bu arada bunları yazmak icin ugrasırken sakız yüzüme yapıstı :D
Neyse bu kadar yeter.
Görüsmek üzere, hoşçakal sevgili blog :)

Küçük Selin'e öğütlerim :)

Ekşi Sözlük'te 10 yıl önceki haline öğütler tarzı bi başlık vardı.
Çok hoşuma gitti ve bunu blog konusu yapmalıyım dedim. Başlıyorum bak.

Öhööm öhööm sevgili küçük Selin,
Öncelikle ilkokula başladığında Rus bi öğretmenin sınıfında olucaksın.
Türkçeyi daha kendisi konuşamayan bi kadın.
Bana nasıl okuma yazma öğreticek diye düşünme.
Seni en önde gerizekalı bi çocukla oturtmuş olsa bile o öğretmenini sev.
Çünkü ondan sonra gelicek olan herif çok daha beter olucak.
Sınıfında seni kendine rakip olarak gören mızmız kızlarada aldırış etme.
7'si birleşse 1 tane sen olamaz.
Bide o kızlardan biri bundan yıllar sonra 2009 yazında bi resim çekilcek.
Senden kısa olsada bacakları uzun gözükcek.
%80 ihtimalle shop, hiç düşünme bunun bacakları nasıl bu kadar uzun diye.

Arkadaş konusuna gelince; o salak kızlarla arkadaşlık yapma.
Ondan sonrakilerlede. Anlaşamıyosun kasma, lazım değiller.
Boşu boşuna gerilme niye hiç anlaşamıyorum diye.

Sınıftan bi çocuk var. Kardeşim diyosun sen ona.
Sizin dersaneden S ile çıkıp ayrılcak. 3ünüz buluşcaksınız falan.
Ama sonra o senin en yakın arkadaşına senden hoşlandığını söylicek.
O yüzden ona hiç yakın davranma. Kardeş mardeş laf.
Kardeş ayaa göt ayaa bak sözümü dinle göte gelme.
Hatta sonra senin için o da aynı okula yazılcak ve lisede de beraber olucaksınız.

Bide E var sınıftan. Kanki olcaksınız çok güvenceksin.
Ama 8.sınıfın sonlarında senden hoşlanıyorum ayakları yapıcak.
Direk ver yolu, takma. Çok ağlıcak ama salla.
Yanında oturan kız sana onu savuncak.
Seni üzcek laflar ederse, çenesini kapalı tutmasını söyle.
Zira o kızın laf dışında yapabilceği hiçbişey yok.
İlerde görceksin, bi halt olmıcak.
Sakın sonsuza dek en iyi arkadaş olucaz hayalleri kurma olmıcaksınız.
Bide ondan sonra bi kız gelcek, o da yaramaz boşver uzak dur.

Sonra bide dersane var. Hergün düzenli olarak git, sakın devamsızlık yapma.
Çünkü sonra kıytırık bi düz lisede öğrencisi olmak zorunda kalıcaksın.
Dersanedeki o turuncu saçlı çocuğa ölme bitme. Sana "şşt şşt" yapıp durcak.
Yanına git, "bilader bi derdin mi var" diye sor. Sonradan içinde kalıcak.
Eğer bunu da yapmadıysan, bekle, bigün okuldan eve erken gönderiliceksiniz.
Burayı iyi dinle bak ! Eve geldiğinde üstüne güzel bişeyler bul.
Sakın eşofman ve gerizekalıca bi hırka giyip saçını toplama.
Çünkü arkadaşlarınla gezmeye gidiceksiniz. Yolda o çocukla karşılaşıcaksınız.
Sonra sana göz kırpcak falan, güzel olman lazım.
Ama bi daha karşılaşmıcaksınız, o yüzden onu salla.

Esas uyarı yerine geldim ! Bi çocuk gelicek.
Hayatında ilk kez aşık olduğun adam odur işte..
Baş harfi E. Hayatındaki bütün peri masallarının başlangıcı o olucak.
Onu sev tamam mı ? Sevme demem abes olur, seviceksin çünkü.
Önüne geçemezsin biliyorum.. Karşılığı daha az olucak ama sev !
Onu sevmek yaptığın en aptalca hareket olucak ama sev !
İlk başta imkansız olduğunu düşünüceksin ama öyle düşünme minik Selin.
Sizin gruptaki kızlarda onun arkadaşından hoşlanıyo olcak.
Ama sende ondan hoşlandığını bi an önce arkadaşlarına söyle.
Yoksa senin o sıralar en samimi olduğun kız sana gelip,
"ben E'den hoşlanıyorum" dicek ve sen mal gibi kalıcaksın.
Bide üstüne onunla aramızı yap dicek.
Ama yapma sen. Bak ben ettim, sen etme.
Sonra o kızla E çıkıcaklar. Sen E'yle kanka olmak zorunda kalıcaksın.
Ama hiç bi zaman umudunu kaybetme küçük Selin.
En sonunda sana açılcak o. Mutluluktan uçma.
Biliyorum ömür boyu ayrılmıcakmışsınız hissiyatına kapılcaksın ama
2 ay çıkcaksınız. Sonra gidicek. O öyle gider gelir alış ona.
Hani hep "herşey güzel olucak" diyosun ya olmıcak bilader.
Ömrünün 3 senesini çalıcak. 4908549058094 kere çıkıp ayrılcaksınız.
O çocuğun yolu hep sana düşücek.
Ama o gördüğün rüyalardaki gibi olmıcak hiçbişey bak benden söylemesi.
Hadi diyelim ki dinlemedin beni, malum az salaksın, o zaman o acıyı çekerken;
yazı yazıp dur, o zaman yazdıklarımı şimdi bile okuyup bayılıyorum, yaz sen.
İyi yazıyosun aklından çıkarma tamam mı kızım ? Aferin canım.

Sonra bide pandaya benzeyen kız var. Kızın salak olduğunu sende biliyosun.
Hiç umursama. Bide size yakın oturan 2 tane kız var.
O kızlardan biri bildiğin süzme zekalı salak. Diğeri sana rakip olabilir.
Kafası iyi çalışıyor, herkesi senle kavga ettirmek için uğraşcak.
Sen tek takıl bitanem tamam mı ? Tekrar söylüyorum, yine söylicem.
Sen kızlarla anlaşamıyosun ! Ömrün boyunca olmıcak bu.
Erkeklerle de kanka olamıcaksın, sana çıkılcak kız gözüyle bakıcaklar.

Ortaokulda tatlı bulduğun çocukların hepsi büyüynce aşırı tipsiz oldular.
Ayrıca tipsiz bulup reddettiklerinde büyüdüklerinde aşırı taş oldular.
Kafanı taşlara vur. Kıvılcımlar çıkana kadar.

Bide bi kız var H. O kız senin 10 yıllık arkadaşın.
Kendini bildin bileli hep var o.
Bigün onla okulu asıp Resimli'ye gitceksiniz.
Sonra oraya gelenlerle tanışıp bi grup kurcaksınız.
Günler süper eğlenceli geçicek. 2-3 ay takılıcaksınız.
Ama sonrası nanay. Birbirinizi bi daha görmiceksiniz.

Sonra bigün otobüs durağında beklerken bi kız görüceksin. Baş harfi A.
Git konuş onla. Bitanen olucak o senin. Ona güven, ona sarıl.
Diğerlerini boşver gitsin. 10. sınıfta aynı şubeye düşüceksiniz.
Sonra bi kız daha gelicek baş harfi G.
Onuda çok sevin tamam mı canım ? Aferin.

Haha. Ondan sonra da işte şuan aklımdaki çocuğa gelicez.
İlk kez kampta konuşucaksın onunla.
E'ye çok benziyor. Evet ikizi gibi. Bu çok etkileyici.
Sonra bu çocuk senin msnini falan eklicek muhabbetiniz ilerlicek.
Ama hiç heves yapma.
Başta herşey güzelmiş gibi olucak fakat sonra işler değişcek.
B harfiyle başlayan gerizekalı bi kızla çıkmaya başlıcak.
(Hatta hala çıkıyolar) Sakın bu yüzden kendini sinirden yiyip bitirme.
Bide aynen hep masum ol tamam mı yavrum ?
Masumluğuna bayılıyor o senin.
Ayrıca yanaklarım kırmızı diye kendi kendini gıcık edip durma.
O senin yanaklarına hasta.
Bide kıskanclık krizlerine girip aptal gibi davranma.
Cadı gibi davranırsan tabi senden kaçar. Sakin ol. Sakinleşmeyi öğren artık.
O kızları kıskanmana hiç gerek yok aq git aynaya bak birmisin onlarla ?
Olumlu ol azcık ya.

Gelelim şeye. Saçların berbat !
Sen büyüdükçe saçlarında daha da berbat olucak.
Saçın hemen uzarken değerini bil , uzat uzatabildiğin kadar.
Sakın kısa saç yakışır mı diye düşünme, olmaz. Ben yapmadım bak.
Bide saç düzleştiricisi denilen gerizekalı alete sakın takılma !
Saçımın anasını ağlattı. Sakın dedim bak ben ettim sen etme.
Çok yıpranıcak saçların.
Bide ellerin ayakların çok güzel, git bir sürü oje al, sür sür çık.
Kullan şunu. El önemli bi husus tamam mı ?
Oturup yemek yemeğe para vericeğine, git güzelliğine para yatır !

Derslere gelince. 8'de Oks sınavında sakın kaydırma, ben yaptım sen yapma.
Tamam mı gülüm ?
9da aptal derslerine dikkat et.
İngilizcen çok iyi olucak, övün onunla, kullan onu.
Fiziğe dikkat et, bi kere 90 alıcaksın, değerini bil salakcım tamam mı ?
Çalışsan kafan basar, kır dizini otur bari sınavdan önceki ders çalış !
Sakın geriliyorum falan deme, valla boğarım seni !
Kimyayada kafan basıyor, azcıkta köşelerden bak tamam mı ?
Kitabı aç bi başlıklara bak, o kadın zor soruyor bak tamam mı ?
Bide 10. sınıfta eşit ağırlığı seçiceksin.
Arkadaşların ot yer moduna giricek. Sende katıl onlara.

Ayrıca herkes sürekli rahat olmana takmış olucak.
Boşver sen onları böyle devam. Hep rahat ol.
Hayat güzel, takıl sen kafana göre tamam mı ? Oldu mu yavrum ?

Buda sonuncusu. Olmayan şeyi oldurtmaya çok kasma.
Zoru görünce arkana bakmadan git. Hiç uğraşma.
Bugüne dek uğraştım ama vakit kaybı tamam mı ?
Yalancı bi insandan dürüst birini çıkaramazsın.
Olumsuz bi insandanda olumlu biri yaratamazsın.
İnsanlar değişmez. Bunuda unutma.
Boşu boşuna çaba harcama, o zamanı kendine ayır.
Git müzik dinle, yazı yaz, gez toz. Sonra o zamanlara çok yanarsın !
Herkesi muhteşem iyi insanlar gibi düşünme. Kimseyle samimi olma.
Kimseye tamamen açılma, kimsenin önünde ağlama.
Her lafa vericek cevabın var senin. O cevapları içinde tutma. At gitsin.
Seni seven insanlar, seni saçmalasan da sevicektir..
Gidenlere dur deme. Bırak defolsunlar.
İnsanların ne hissettiğini umursama, kendini diğerleri için üzme nolursun..
Tamam mı ablacım ? Tamam mı güzelim ?
Büyüyünce bütün dünya önünde secde edicek rahat ol sen.
Ayrıca burnunda yanaklarında çok hoş ! Kafanı buna takma.
Bide doğum günlerine çok ümit yükleme, muhteşem geçmicekler..
Sevgililer gününde de yanlız olucaksın hep..
Hayatının iyi yerlerine odaklan.
Hep sabah olucak, hep herşey muhteşem olucak tavrıyla dur.
Evet depresif olmak havalı gözükebilir, ama değil ve aptalca tamam mı ?
Kimseye benzeme. Hiçbişey için pişman olma !
Şimdi gidebilirsin..
Bu dediklerimi aklından çıkarma. Akıllı ol azcık.
Bak ben 16 oldum ama henüz bi halt yok.
O yüzden büyümek için acele etme tamam mı küçük Selin ?
Bu söylediklerime bakıp sakın korkma. Çok eğleniceksin, ben öyle yaptım.
Kolla arkanı. Görüşürüz. İyi yolculuklar.
Hadi by.

Salak mısınız ya -.-

Son zamanlarda "herşey güzel olucak" durumumla ve "kendimle barışık olma"
vesaire saçmalıklarıyla tamamen ters düşen bi hissiyat içerisindeyim.
Güzel olucak derken herşey daha sıkıcı olmaya doğru bir yol alıyor.
Dahada berbat olan şey, benim hayatımın kötüye gidişiyle birlikte,
herkesin hayatında bi mart etkisi oluştu.
Aşk itirafları, müthiş romantik hadiseler falan.
Tamam hoş, yapın edin ama, kardeşim bu kadarda olmaz ki !
Bide herkes başıma ilişki uzmanı kesildi -ki bu hiç eğlenceli değil !
Sanki hepsi muhteşem hayatlar yaşıyorlarmış gibi
"aa hayatım böyle ters davranma, sabırlı ol azcık" demiyor mu
Deliresim geliyor. Orda atla saçını başını yol yani aq.
Harbiden çok sıkıldım bu aptal laflardan.
-Aaa sevgilisi varmış duydunmu ?
-Ay kızda çok güzelmiş gördünmü ?
-Ben olsam o çocuğun yüzüne bile bakmam ya sen nie konuşuyosun hala ?
-Çok seviyo galiba baksana sencede öyle değilmi ?
-Ay üzülme canım ya sana insanmı yok.
Sizene lan sizenee !
Onun başkasıyla çıktığı haberini alan her insan sanki ben kendimi yerden yere atıyormuşum, krizlere giriyormuşum gibi davranıyor.
Ya bi havayı öğren ilk önce.
Belki sevincimden uçuyorum ? Nerden biliyosun ?
Belki çok hoşuma gitti ? Belki çok sevindim başkasıyla mutlu olmasına ?
Neden herkes teselli moduna giriyor ?
Neden herkes "ah canım üzülme belki böylesi daha iyidir" falan diyor ?
Salak mısınız ya ?
Öyle dersen moralim bozulur tabi.
Sanki ortada moralimin bozulcağı bişey varmış gibi.
Kafanızı çalıştırın azcık.
Allah'ın herkesin kafasının içine mutlaka yerleştirmiş olduğu bişey var.
Bakınız; beyin.
Açık havada derin derin nefes alıp, oraya oksijen gitmesini sağlıyorsunuz.
Sık sık bulmaca çözün , çalışmasını kolaylaştırırsınız.
Çalıştırın ulan şunu ayda yılda bir. Bi işe yarasın.
Orda bişey var gerçekten ! Gazete kağıdı değil bu. Beyin beyin !
İki dakka olgun davranın lan. İki dakka bi düşünün olanı biteni.
Çoluk çocuk değiliz. Gerçekten değiliz.
Zeki ve aklı başında olması gereken insanlar topluluğuyuz.
Evde oturup aptal oyuncaklarınızla oynamanızı bende isterdim ama bu gerçek.
Kusura bakmayın. Şimdi size tek tavsiyem;
O koca burnunuzu hayatımdan çekin ve aynaya bakın gerizekalıcıklarım.
Hadi by.

Enteresan bir oyunmuş aşk..

Kurallarını farkında olmadan koyduğumuz garip bi oyunun içindeydik..
Kaçtığımız, kovalandığımız ve yakalandığımız zamanlar oldu.
Saklandığım zamanlarda, sen gelip çıkarttın beni gizlendiğim o yerlerden.
Yakalanmamak için senin gözlerini sıkı sıkı kapatıp uzaklaşmayı denedim.
Ama sen kör bi ebeyken bile, çevirebildin beni yolumdan.
Bi tek sen !
Sadece ve sadece, sen..

Kayan yıldızlara bakıp dilekler tutardık hep.
Yarım kalan elmaşekerleride hep benimdi.

Kulaktan kulağa oynadığımız zamanlarda seçtiğin sözcükler ;
Çok değişmiş bana gelene kadar.
Hep yanlış duymuşum, hep yanlış anlamışım..
Yeni yeni farkediyorum.

Topu elime aldığımda senin adını söyleyip yakalayamıcağın bir yere attım.
İstop !
Sonra kaçtım, senden..
Senden, çok uzağa.

Ama bak işte yine yenildim.
Aç kapıyı bezirgan başı ! gözlerim yaşlı.
Ben hep böyle mızıkçılık yaparım işte.

Bu oyunda son ebe bendim.
Yani son kurban..
Herşeye rağmen yumdum gözlerimi,
Sayı saymam bittiğinde çoktan gitmiş olucağını bile bile..
Sonra heryere baktım, aradım, taradım ; bulamadım.
Çok zaman sonra uzaktan gördüm, seslendim ; duymadı.
Hopladım, zıpladım, bağırdım ; bakmadı.
Meğer ben başka birini ona benzetmişim.
Çanak çömlek patladı !

Küstü gitti oyun arkadaşım.
Ben arkasından bakakaldım..

20.20 ~ Biri beni düşünsün ya.

Hoşgeldin Mart.
Bak ne güzel karşıladım seni.
Hiç bi kinim yok.
Sen ne dersen o olsun. Ok ?

Bu arada saat 20.20
Kim kimi düşünüyo acaba ?
Beni düşünen var mıı ?
Heeeyyy !
Düşünen varsa ses vermeli.
...
Kulağımda Jason Mraz'in şarkısından başka ses yok şuan.
"Aşk gerçektir" diyor o.
Aşk şarkısı bu. Aşk yoktur deseydi olmazdı.
Belkide Jason Mraz denilen herif hiç böyle karmaşıklıklar yaşamamıştır.
Belki onun sevgilisi onu çok sevdi, oda onu.
Belki o heyecan hiç gitmedi, hep çok sevdiler.
Belki sonsuza dek pembe panjurlu evlerinde mutlu mesut yaşadılar.
2 çocukları oldu, Jason eve para getirdi, kadın yemek yaptı.
Çocuklar okula gitti geldi, sonra onlarda evlendi.
Onlarında çoluğu çocuğu oldu.
Tabi bu biraz imkansız, çünkü adam henüz 26 yaşında falan.
Ama devamı böyle olucak demekki.
Neye güvenerek "Aşk gerçektir" dersin ki ?
Neyine güvenerek yani ?
Aptal -.-

Neyse, aşk diye bişey yok hacı. Kanmamak lazım.
Hem bu kalp denilen şeyde haddini bilsin artık.
Git kan flan pompala bilader ne işin var aşkla meşkle.
Ben bile yoruldum senin savaşlarından.
Evet, yoruldum.
Hadi by.
 

Blog Template by YummyLolly.com - Header made with PS brushes by gvalkyrie.deviantart.com
Sponsored by Free Web Space