24 Nisan 2010 Cumartesi

AşkAşkAşk.*

Sen, sen, sen ..
Gelişinle birlikte büyük bir sessizlik yarattın bende.
Usulca girdi yüreğime ve nefesime karıştı aşk.
Tam aşka inancımı yitirmişken nereden çıktın sen ?
Aniden oldu her şey. Zamansızdı bana gelişin.
Üzerime düşen ılık bir yağmur damlası gibiydi.
Önce bi serinlikle başladı, sonra yaktı biraz. Isıttı, içime işledi.

İlk kez duyduğum bir melodi gibi takıldın aklıma.
Benden başka hiçkimsenin dinlemesini istemiyorum.
Gözlerinin gözlerime değdiği ilk an, yüzün tüm ayrıntılarıyla anında işlendi zihnime.
Güneş vurmuştu üzerine.
Kahverenginin en güzel tonlarıydı gözlerin.
Üst dudağının kıvrımları oldukça belirgindi. Ama ne ince ne kalın.
Alt dudağının çizgileri hafif bir belirsizlikle selamlıyordu bakanları.
Oldukça kısa sürmüştü gözlerimizin ilk buluşması.
Sadece üç beş saniye falan.
Elindeki çayları döktün tam o sırada. Gülümsedin.
Yüzündeki o aydınlık tebessümden sonra diğer bütün ışıklar söndü içimde.
Sadece sen aydınlattın yüreğimi.
Susuyordun ama bakışlarındaki sıcaklık eritiyordu beni.
Üşüyorum sevgilim lütfen kapatma gözlerini.

Adının baş harfini söylerken dudaklarımın birbirine değmesini seviyorum.
Sen geldiğin an değişti herşey.
Kalbim artık senin adını heceleyerek atıyor.
Ama artık sen yok, ben de yok.
O gece dedim ya, biz var artık..
Biz demeyi seninle seviyorum sevgilim.
Avuçlarımda hala sıcaklığın var.
Denesek sarılabilirmiyiz sonsuza kadar ?
Yanında olup dinlemek isterdim bana okuyacağın şiirleri.
Ama yoksun sevgilim.
Saatin anlamsız tiktakları yankılanıyor sessizlikte şimdi.
Sensizken zaman boşa akıyor yanımda olman gerekli.
Hadi gelde sustur artık şu anlamsız tiktakları.

~
Fazlasına gerek yok.
Canım can MEHMETCAN.  
Benimle kaL.*
KaLırsın biLiyorum :)
By.

19 Nisan 2010 Pazartesi

Hacı bi rahat yok ya.

Üff daha destur demeden yine sınavlar başlıyomuş ya.
Yarın tarih sınavı var ve ben bi gram bilgiye sahip değilim.
Bide geometriden abuk sabuk yıllık ödev hazırlancak.
Bu arada "Selin oraya koş. Selin buraya koş." durumundayım.
Ha babanın uşağı var çünkü. xd
Çay demle Selin, üstünü değistir, eşyalarını topla.
Ders calış, yıllık ödev yap, ders programı ögren..
Bu aradada Selin'in onu seven arkadasları var.
Eksik olmasınlar, tapsın Selin onlara ama; bi mesaj yazıyolar,
Selin onlara cevap yazana kadar 155 tane is becerdiği icin ne yazdıklarını unutuyo.
Bu arada hastayım sevgili okuyucu.
O kadar çok öksürüyorumki;
Artık boğazımın yırtılıp ciğerlerimin dışarı fırlamasından korkuyorum xd
İyileşmem için iyi dileklerde bulunun okuyup üfleyin.
He bide şey.
Selin'in alt katındaki dairede yaşayan ailede 2 tane küçük çocuk var.
Çocuklar evde yakalambaç oynuyolar.
Bide bunlar minik oldukları için laftan anlamayıp yüksek sesle gülüyolar.
Yada Selin tam uykusunun dibindeyken ağlayıp hayatını cehennem ediyolar.
İşin ilginç yanı bu çocukların sesi evin hiçbi yerinden duyulmuyo.
Sadece Selin'in odası !
Napsın bu kız ?
Atsın mı balkonundan kendini ?
Tanrı'm huzur ver. Lütfen.
Lüften dedim bak.
Seni seviyorum.
By.

18 Nisan 2010 Pazar

Zaman almış götürmüş beni.

Zaman..
Herşeyi alıp götürüyormuş, şuan otururken bunu farkettim.

06 senesiydi. En gerçek aşkı bulduğumu sandım.
Ardından da çekebileceğim en büyük acının bu olduğunu.
Şimdi bakıyorum. Ben daha çok acı çektirmişim.

10 senelik bi arkadaşım vardı. İyi anlaşırdık. Okula beraber gider gelirdik.
Şimdi hakkımda kaltak diyormuş herkese.
Ve bende onun travesti gibi gözüktüğü dedikodusuna yardımcı oldum.

Çok küçükkendi. Bişeylere çok üzülmüştüm yine.
Saçlarımı yeni yıkamıştım ama umrumda değildi kirlenmeleri.
Odanın ortasında yere yatıp ağlamıştım.
Şimdi hiçbişeye ağlamıyorum.

Küçüklükten beri bişeye üzüldüğümde yatağa yatıp, pikeyi başıma çeker,
Sonra da bi daha burdan asla çıkmıcam derdim.
Bide hayal ederdim seneler sonra hala çıkmadığımı.
Şimdi biliyorum, pikelerin altına saklanamam. Küçük geliyorlar zaten..

Neden sigara içiyorlar diye insanlara hep garip garip bakardım.
Teyzem küçükken hep çok kötü bişey olduğunu söylerdi.
Dedeme yıllar önce sigarayı bırakması için ısrar edende bendim.
Senelerce çevremdekilere sigarayı bıraktırmaya çalıştım.
Şimdi ben içiyorum onlarla birlikte.

Büyüyünce çok güzel olucam sanırdım.
Kim aksini iddaa ederse etsin, hala çok güzel olamadım.

Büyüyünce çok düzgün bi insan olucam sanırdım.
Değilim, olamadım.

Büyüyünce korkak olurum sanıyordum.
Çünkü korkacak şeyler artıcaktı.
Ama şimdi hiçbişeyden korkmuyorum.

Senelerce aldatan insanları eleştirdim durdum.
Her hareketiniz yalan dedim.
Şimdi onları anlıyorum, neyi aradıklarını biliyorum.

Senelerce aşkı için ağlayan insanları haklı buldum.
Şimdi sadece salak olduklarını düşünüyorum.

Senelerce erkekleri hiç anlamadım.
Şimdi onlardan biri gibiyim.

Senelerce kızları erkeklerden haklı buldum.
Şimdi bu oyunun haklı tarafı olmadığını anlıyorum.

Senelerce de erkeklerden korkulması gerektiğini düşünmüşümdür.
Aslında şeytan dişi kılığına girerse, baştan çıkartamayacağı bişey yokmuş.

Senelerce iyi yaptığım işleri düşündüm.
Onlar dışındaki herşeyi mükemmel yapan ben,
Esas onları beceremiyormuşum .

Vesaire, vesaire, vesaire.
Zaman almış götürmüş beni.
Ve yeni bir ben vermiş bana yine.
by.

10 Nisan 2010 Cumartesi

Dimes konusu.

Önümüzdeki haftaya dek salak dişçi yüzünden kola içmem yasak.
- Senin yerinde olsam ömrü billah içmezdim bak ben içmiyorum.
İyi halt ediyorsun. Belli zaten salak -.-

O.o acaba dişçinin bloggeri olsa ve bunları görse nolurdu ?
- Bi daha senin diş sağlığınla ilgilenmicem. Beni blog malzemesi yaptın !

Mı derdi ?  lkfjdflkgdlldkf :D


He bide dimes reklamına taktım bunu blog konusu yapmak istiyorum.
"Anne bana dimes al" diyen reklam.
Anaaaa. Hayatım boyunca öyle saçma bi reklam görmedim lan.
Kursa giderken dolmuşa biniyorum, radyo hep açık oluyo.
İkide bir çıkıyo moralim bozuluyo ağlıyasım geliyo sabah sabah.
Bu reklamın amacı nedir ?
Ben şimdi bu reklamı görünce "hemen meyvesuyu almalıyım" mı dedim ?
Yoo.
Aksine kantinde meyvesuyu görünce midem bulanıo.
Eee.
Madem etki etmedi o zaman bu reklamcılar niçin uğraşıyorlar ?
Neden abuk sabuk reklamlar türetmek için bi taraflarını yırtıyolar ?
Bunada değinmiş olduk hadi by dsgdfkdkljdfg

2 Nisan 2010 Cuma

Kitapta yazarım ayık olun

Kadim dostum G ile beni moduma sokmak için yaptığımız kopma konuşmasındaki,
İçerik şu :  Ben bi kitap yazıcaktım, sonra onu matbaada bastırıcaktım.
Sonra ciltleticek ve gidip malum kişinin kafasına fırlatıcaktım.
Hatta başında bi teşekkür konuşması olucaktı.
"Dünyada en sevdiğim herşeyi mahvettiğin için , teşekkür ederim.
O günden beri hiç lahmacun yemedim.
Lahmacundan nefret etmemi sağladığın için, teşekkür ederim.
Ve en önemlisi,
Uğur'una herşeyi göze alabileceğim, taptığım erkeği ;
Beyin yerine gazete kağıdı, kalp yerine taş taşıyan,
6ncı sınıftaki kız çocukları gibi herşeyi başkalarına anlatan,
Arkamdan
(afedersin) karı gibi dedikodu yapan,
Güvenimi boşa çıkaran bi adama dönüştürdüğün için Teşekkür Ederim."
tarzında bişey.
Kitabı kafasına atarken arkada fon müziği olarak İsmail Yk - Allah Belanı Versin çalıcaktı.
Sonra onu orda öyle bırakıp gidicektim. Saçlarımı savura savura.
O zaman görücekti hanyayı konyayı.
Niyetlenip bilgisayarın başına geçtim, müzik ayarladım arkaya falan.
Ama gel gelelim yazamıyorum bi türlü olmuyor bilader.
Yani yazıyorum da, iki satır. Sonra siliyorum. Üç satır yazıp yine siliyorum.
"Herşey, onun hayatıma girişiyle başladı."  Sonra ? Sonra noldu ?
Ortalığın (afedersin) *mına koydu diyebilir miyim kitabımda ? Diyemem dimi ?
Hiç edebi değil. Gerçi sadece ona okutucaktık ama biraz havalı olsun kardeşim.
O yüzden bi gece daha yazma modunda olmadığıma kanaat getirerekten, vazgeçiyorum.
Olm valla zor iş lan.
~
He bide bundan önceki blogum çok beğenildi.
Beğenen herkeze teşekkürlerimi borç bilirim.
Beğenmeyip rahatsız olan varsada okumasın bilader kimseye zorla okutmuyoruz.
Yola devam.
Hadi by.

AşkAşkAşk.*

Sen, sen, sen ..
Gelişinle birlikte büyük bir sessizlik yarattın bende.
Usulca girdi yüreğime ve nefesime karıştı aşk.
Tam aşka inancımı yitirmişken nereden çıktın sen ?
Aniden oldu her şey. Zamansızdı bana gelişin.
Üzerime düşen ılık bir yağmur damlası gibiydi.
Önce bi serinlikle başladı, sonra yaktı biraz. Isıttı, içime işledi.

İlk kez duyduğum bir melodi gibi takıldın aklıma.
Benden başka hiçkimsenin dinlemesini istemiyorum.
Gözlerinin gözlerime değdiği ilk an, yüzün tüm ayrıntılarıyla anında işlendi zihnime.
Güneş vurmuştu üzerine.
Kahverenginin en güzel tonlarıydı gözlerin.
Üst dudağının kıvrımları oldukça belirgindi. Ama ne ince ne kalın.
Alt dudağının çizgileri hafif bir belirsizlikle selamlıyordu bakanları.
Oldukça kısa sürmüştü gözlerimizin ilk buluşması.
Sadece üç beş saniye falan.
Elindeki çayları döktün tam o sırada. Gülümsedin.
Yüzündeki o aydınlık tebessümden sonra diğer bütün ışıklar söndü içimde.
Sadece sen aydınlattın yüreğimi.
Susuyordun ama bakışlarındaki sıcaklık eritiyordu beni.
Üşüyorum sevgilim lütfen kapatma gözlerini.

Adının baş harfini söylerken dudaklarımın birbirine değmesini seviyorum.
Sen geldiğin an değişti herşey.
Kalbim artık senin adını heceleyerek atıyor.
Ama artık sen yok, ben de yok.
O gece dedim ya, biz var artık..
Biz demeyi seninle seviyorum sevgilim.
Avuçlarımda hala sıcaklığın var.
Denesek sarılabilirmiyiz sonsuza kadar ?
Yanında olup dinlemek isterdim bana okuyacağın şiirleri.
Ama yoksun sevgilim.
Saatin anlamsız tiktakları yankılanıyor sessizlikte şimdi.
Sensizken zaman boşa akıyor yanımda olman gerekli.
Hadi gelde sustur artık şu anlamsız tiktakları.

~
Fazlasına gerek yok.
Canım can MEHMETCAN.  
Benimle kaL.*
KaLırsın biLiyorum :)
By.

Hacı bi rahat yok ya.

Üff daha destur demeden yine sınavlar başlıyomuş ya.
Yarın tarih sınavı var ve ben bi gram bilgiye sahip değilim.
Bide geometriden abuk sabuk yıllık ödev hazırlancak.
Bu arada "Selin oraya koş. Selin buraya koş." durumundayım.
Ha babanın uşağı var çünkü. xd
Çay demle Selin, üstünü değistir, eşyalarını topla.
Ders calış, yıllık ödev yap, ders programı ögren..
Bu aradada Selin'in onu seven arkadasları var.
Eksik olmasınlar, tapsın Selin onlara ama; bi mesaj yazıyolar,
Selin onlara cevap yazana kadar 155 tane is becerdiği icin ne yazdıklarını unutuyo.
Bu arada hastayım sevgili okuyucu.
O kadar çok öksürüyorumki;
Artık boğazımın yırtılıp ciğerlerimin dışarı fırlamasından korkuyorum xd
İyileşmem için iyi dileklerde bulunun okuyup üfleyin.
He bide şey.
Selin'in alt katındaki dairede yaşayan ailede 2 tane küçük çocuk var.
Çocuklar evde yakalambaç oynuyolar.
Bide bunlar minik oldukları için laftan anlamayıp yüksek sesle gülüyolar.
Yada Selin tam uykusunun dibindeyken ağlayıp hayatını cehennem ediyolar.
İşin ilginç yanı bu çocukların sesi evin hiçbi yerinden duyulmuyo.
Sadece Selin'in odası !
Napsın bu kız ?
Atsın mı balkonundan kendini ?
Tanrı'm huzur ver. Lütfen.
Lüften dedim bak.
Seni seviyorum.
By.

Zaman almış götürmüş beni.

Zaman..
Herşeyi alıp götürüyormuş, şuan otururken bunu farkettim.

06 senesiydi. En gerçek aşkı bulduğumu sandım.
Ardından da çekebileceğim en büyük acının bu olduğunu.
Şimdi bakıyorum. Ben daha çok acı çektirmişim.

10 senelik bi arkadaşım vardı. İyi anlaşırdık. Okula beraber gider gelirdik.
Şimdi hakkımda kaltak diyormuş herkese.
Ve bende onun travesti gibi gözüktüğü dedikodusuna yardımcı oldum.

Çok küçükkendi. Bişeylere çok üzülmüştüm yine.
Saçlarımı yeni yıkamıştım ama umrumda değildi kirlenmeleri.
Odanın ortasında yere yatıp ağlamıştım.
Şimdi hiçbişeye ağlamıyorum.

Küçüklükten beri bişeye üzüldüğümde yatağa yatıp, pikeyi başıma çeker,
Sonra da bi daha burdan asla çıkmıcam derdim.
Bide hayal ederdim seneler sonra hala çıkmadığımı.
Şimdi biliyorum, pikelerin altına saklanamam. Küçük geliyorlar zaten..

Neden sigara içiyorlar diye insanlara hep garip garip bakardım.
Teyzem küçükken hep çok kötü bişey olduğunu söylerdi.
Dedeme yıllar önce sigarayı bırakması için ısrar edende bendim.
Senelerce çevremdekilere sigarayı bıraktırmaya çalıştım.
Şimdi ben içiyorum onlarla birlikte.

Büyüyünce çok güzel olucam sanırdım.
Kim aksini iddaa ederse etsin, hala çok güzel olamadım.

Büyüyünce çok düzgün bi insan olucam sanırdım.
Değilim, olamadım.

Büyüyünce korkak olurum sanıyordum.
Çünkü korkacak şeyler artıcaktı.
Ama şimdi hiçbişeyden korkmuyorum.

Senelerce aldatan insanları eleştirdim durdum.
Her hareketiniz yalan dedim.
Şimdi onları anlıyorum, neyi aradıklarını biliyorum.

Senelerce aşkı için ağlayan insanları haklı buldum.
Şimdi sadece salak olduklarını düşünüyorum.

Senelerce erkekleri hiç anlamadım.
Şimdi onlardan biri gibiyim.

Senelerce kızları erkeklerden haklı buldum.
Şimdi bu oyunun haklı tarafı olmadığını anlıyorum.

Senelerce de erkeklerden korkulması gerektiğini düşünmüşümdür.
Aslında şeytan dişi kılığına girerse, baştan çıkartamayacağı bişey yokmuş.

Senelerce iyi yaptığım işleri düşündüm.
Onlar dışındaki herşeyi mükemmel yapan ben,
Esas onları beceremiyormuşum .

Vesaire, vesaire, vesaire.
Zaman almış götürmüş beni.
Ve yeni bir ben vermiş bana yine.
by.

Dimes konusu.

Önümüzdeki haftaya dek salak dişçi yüzünden kola içmem yasak.
- Senin yerinde olsam ömrü billah içmezdim bak ben içmiyorum.
İyi halt ediyorsun. Belli zaten salak -.-

O.o acaba dişçinin bloggeri olsa ve bunları görse nolurdu ?
- Bi daha senin diş sağlığınla ilgilenmicem. Beni blog malzemesi yaptın !

Mı derdi ?  lkfjdflkgdlldkf :D


He bide dimes reklamına taktım bunu blog konusu yapmak istiyorum.
"Anne bana dimes al" diyen reklam.
Anaaaa. Hayatım boyunca öyle saçma bi reklam görmedim lan.
Kursa giderken dolmuşa biniyorum, radyo hep açık oluyo.
İkide bir çıkıyo moralim bozuluyo ağlıyasım geliyo sabah sabah.
Bu reklamın amacı nedir ?
Ben şimdi bu reklamı görünce "hemen meyvesuyu almalıyım" mı dedim ?
Yoo.
Aksine kantinde meyvesuyu görünce midem bulanıo.
Eee.
Madem etki etmedi o zaman bu reklamcılar niçin uğraşıyorlar ?
Neden abuk sabuk reklamlar türetmek için bi taraflarını yırtıyolar ?
Bunada değinmiş olduk hadi by dsgdfkdkljdfg

Kitapta yazarım ayık olun

Kadim dostum G ile beni moduma sokmak için yaptığımız kopma konuşmasındaki,
İçerik şu :  Ben bi kitap yazıcaktım, sonra onu matbaada bastırıcaktım.
Sonra ciltleticek ve gidip malum kişinin kafasına fırlatıcaktım.
Hatta başında bi teşekkür konuşması olucaktı.
"Dünyada en sevdiğim herşeyi mahvettiğin için , teşekkür ederim.
O günden beri hiç lahmacun yemedim.
Lahmacundan nefret etmemi sağladığın için, teşekkür ederim.
Ve en önemlisi,
Uğur'una herşeyi göze alabileceğim, taptığım erkeği ;
Beyin yerine gazete kağıdı, kalp yerine taş taşıyan,
6ncı sınıftaki kız çocukları gibi herşeyi başkalarına anlatan,
Arkamdan
(afedersin) karı gibi dedikodu yapan,
Güvenimi boşa çıkaran bi adama dönüştürdüğün için Teşekkür Ederim."
tarzında bişey.
Kitabı kafasına atarken arkada fon müziği olarak İsmail Yk - Allah Belanı Versin çalıcaktı.
Sonra onu orda öyle bırakıp gidicektim. Saçlarımı savura savura.
O zaman görücekti hanyayı konyayı.
Niyetlenip bilgisayarın başına geçtim, müzik ayarladım arkaya falan.
Ama gel gelelim yazamıyorum bi türlü olmuyor bilader.
Yani yazıyorum da, iki satır. Sonra siliyorum. Üç satır yazıp yine siliyorum.
"Herşey, onun hayatıma girişiyle başladı."  Sonra ? Sonra noldu ?
Ortalığın (afedersin) *mına koydu diyebilir miyim kitabımda ? Diyemem dimi ?
Hiç edebi değil. Gerçi sadece ona okutucaktık ama biraz havalı olsun kardeşim.
O yüzden bi gece daha yazma modunda olmadığıma kanaat getirerekten, vazgeçiyorum.
Olm valla zor iş lan.
~
He bide bundan önceki blogum çok beğenildi.
Beğenen herkeze teşekkürlerimi borç bilirim.
Beğenmeyip rahatsız olan varsada okumasın bilader kimseye zorla okutmuyoruz.
Yola devam.
Hadi by.
 

Blog Template by YummyLolly.com - Header made with PS brushes by gvalkyrie.deviantart.com
Sponsored by Free Web Space