29 Mayıs 2010 Cumartesi

Bence. ^^

Yine ekşi sözlükte gördüm. Bence yazıları.
Ve bende bir bence yazısı yazmalıyım dedim.
Bakın bencelerime ;

- Bence kara kediler uğursuzluk falan getirmiyor.
- Bence belediye parklarındaki çiçeklerin resmini çekmek çok saçma.
- Bence otobüste yer vericeğimiz kişi bizden en az 20 yaş büyük olmalı.
- Bence etrafımızda 155 kişilikli olan bi çok insan var.
- Bence bazen söylenilenleri başka tarafımızdan anlamak güzel olur. Eğleniriz.
- Bence saç kurutma makinesi sadece saç kurutmaz. Isınmayada yarar.
- Bence bir şarkı insanın ruh halini deiştirebilir.
- Bence hayattaki en kolay şey kusur bulmak.
- Bence bir insanın ne kadar dürüst olduğunu asla bilemeyiz.
Hatta bir insan kendisinin ne kadar dürüst olduğunu bile asla bilemez.
- Bence "seviyorum seni" demek, "seni seviyorum" demekten daha kolay.
- Bence Serdar Ortaç'ı sevmeyen biri bile hayatı boyunca en az 1 kez,
 "hayaat beni neden yoruyosuun" demiştir, yada içinden geçirmiştir.
- Bence birine güzel deyince iltifat, çirkin deyince hakaret olmasının nedeni,
insanların kompleksli yapısından kaynaklanıyor.
- Bence insanlar birbirlerine benzemekten korktukları için,
sürekli farklarından bahsediyorlar.
- Bence tanımadığı kişiler hakkında boş konuşan insanlar, boş insanlardır.
- Bence sabahları mutlu olan kadın,
bi önceki akşamdan ne giyiceğini hazırlamış olandır.
- Bence bir ojenin kuruma süresi ömrümüzden epeyce vakit çalıyor.
- Bence birşey olması gerektiğinden ucuzsa, mutlaka bi bit yeniği vardır.
- Bence tükenmez kalem tükenmez değildir, tükenir.
- Bence hevesli hevesli yoğurt kaymağı yiyen insan bizden değildir şldkdfşl
- Bence şarj'a şarz diyenleri dövelim. skşlfkjd
- Bence tenceredeki fazla suyu delikli kepçeyle almaya çalışmak,
hiç mantıklı değil. (bunu geçen gün yaptım lkdjf)
- Bence Google'ın "Kendimi Şanslı Hissediyorum" butonunu kullananların
sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır.
- Bence benim annem 7/24 bilgisayarda oyun oynayan tek anne değil.
- Bence trip atmaya bu kadar meilli olmam iyi bişey değil.
- Bence her insanın içinde bi öküz var.
- Bence 2 hafta nette takılmasam başıma bişey geldiğini düşünenler olur.
- Bence ben gereksiz işlerle uğraşmaya çok meilliyim.
by.

28 Mayıs 2010 Cuma

Güvenmiyorum lan.

Son zamanlarda ilk kez naptın sen Selin deme şansı buldum kendimde.
Naptın kızım sen harbici ? Hatan var mı bilader ?
Varsa aslan gibi çık kusura bakma hatalıyım de.
Ama yok aq yok ben göremiyorum.
Yaptıklarımdan pişman olmuyorum hiçbi zaman.
Birine bi laf edip kırıyorum. Yine pişman olmuyorum.
Herkesi kendimden uzak tutuyorum ve bi gram içim sızlamıyor.
Nedir benim bu hallerim ?
Eskiden böyle değildim. Eskiden şikayetciydim hallerimden.
Gidenlerin arkasından uzun süre bakardım.
Şimdi dönüp bakmamakla kalmıyorum, kendim gidiyorum artık.
Eskiden üzülürdüm bütün bu kavgalara, gürültüye, anlayışsızlığa.
Şimdi çıt çıkarmıyorum.
Bu yeni hallerim bazılarını oldukça sevdirdi.
Bazılarınıysa nedenini bilmediğim atarlara sürükledi.
Ya bilader ben çok değer vermiştim ? Nerde değer verdiklerim ?
Nerde "hiç bırakmayacağız"lar? Nerde ?
Biliyodum ben hep söyledim. Şimdi çok bağlıyız ama biter dedim.
Yok o senin soğukluğun dedi bana herkes. Hani yine ben haklıyım ?
Güvenmemekte de haklıymışım dimi ?
Tanrı'm.. Tanrı'm çok teşekkürler.
Bana öyle bir hal verdin ki. Hani gamsız derler ya aynı o hesap.
Evde yangın çıksa kaçmadan önce oturup yemek yermişim.
Aynen bilader teşekkür ederim bunun için.
Hepiniz için söylüyorum silkelenin ve kendinize gelin !
Hani uğruna ölüp bittikleriniz ? Hani en yakın dostlarınız, kankalarınız ?
Hani size hep yanında olucam diye söz verenler ?
Bugüne dek hep bana kızdınız kimseyi kendime yakın tutmuyorum diye.
Harbiden de öyledir bildik bikaç arkadaşım dışında kimsem yoktur benim.
O kadar gamsız hallerdeyim ki bilemezsiniz.
Her gün aynı saatte aynı şeyleri yaparım. Aynı kişilerle mesajlaşırım.
Benim hayatım böyle.
Kimse içimde neler koptuğunu bilemez. İnanın anlatamam bile.
Ama benimde çok kırıldığım zamanlar oluyor.
Çok yanlız kalıyorum ama kimse şikayetçi olduğumu sanmasın !
Etrafımda bir sürü samimiyetsiz, boş, aptal, ikiyüzlü insan olacağına,
heryerde her şartta yapayanlız olıyım bi gram içim sızlamaz !
Eskiden sızlardı ama artık değil. Bu değişikliği sevdim.
Ama tek kötü yanı şu oldu;
Eskiden insanlara güvenmekte zorlanırdım. Şimdi kimseye güvenmiyorum !
Ve hiçde şikayetçi değilim.
by.

27 Mayıs 2010 Perşembe

Sıcağın yan etkileri.

Daha yaz tam anlamıyla gelmeden havalar çok sıcaaaaak.
E şimdiden böyleyse yazın eririz ?
Zaten sıcak başımıza vurdu.
Bakın halimize -,-

Tenefüs.*
Gizem : Oy bahçenize ben giremedim.
Topluca : Kopekten oyy oyyy kopekten oyy. kldsjf
Selin : Ama benim adım Elvan Daltoon, ben gezerim balkon balkoon.
Topluca : Gelirde goynuna girerim aman, gobrayı dolarım boynuuna. kldsfj
Gizem : Karanfil deste gideeer.
Topluca : Ha ha ha, haaa haaaaa. kdsjflsdf

Şarkılara geeel.
Sanat yapıyoruz gençler. kldfkld
Bide bunları söylerken bi yandan da oynuyoruz falan.
Sonra zil çalar ve sıramıza geçeriz.
Ayşenur : Of lan ne çabuk zil çaldı.
Gizem ve Ben : Zile koyam sana bişey olmasın. lgşlkfdlşfd

Tarih dersi.*
Hoca : Rokoko desenlerinin tarihçesii...^^
Gizem : Ne ? Mokoko mu ?
Selin : Hayır lan Robokop dedi galba.

Geometri dersi.*
(Ben sağa sola sataşıyorum) ~
(Gizem tiyatro kitabındaki salak tekerlemeleri okuyo) ~
(Ayşenur tahtadakileri geçiriyo) ~
Gizem : Ben bu kitabı hatim etcem.
Ayşenur : Et allahın cezası et.
Selin : Ne ? Et mi dediniz ?
Ayşenur : Evet. Et. Noldu ?
Selin : Et ete değcek aga.
Gizem : Ne ? Lady Gaga mı ?

Bu diyaloglardan sonra iptal olduk resmen süründük gülmekten lşfkdlşfs
Yadırgamayın, hepsi sıcaktan.
Beynimiz kaynıyo. Ve kanımızda öyle ^^
Fokur fokur hesabı humko.O
Hala gülesim var Allahım sana geliyorumm devamını yazamıcam by. dkjfds

25 Mayıs 2010 Salı

Eskileer ^

Nostalji durumları.
Günlüğümü açtım.
En başından itibaren bugüne dek ne yazdıysam okudum.
Mesela Ezgiler vardı. Sonra Recepler falan.
Topluca dışarı çıkmıştık.
Burger King'in tuvaleti tek kişilikti. Kapıda beklerken kızlarla konuşuyoduk.
-Aq tükürsem daha çok su gelir yemin ediyorum -.-
-Aq kızım burda birbirimizle bütünleştik -,-
Ne güzel gündü. 4'te gelicem demiştim, 7'de eve gitmiştim.

Bi ara takmışım Second dinliyomuşum.
Bi ara salağın tekine aşık olmuşum. -Ki aşk değilmiş o.
Bilirsiniz klasik genç ergen takıntıları.
Birileri girmiş hayatıma, içine edip çıkmışlar.
Kalbim sağ olsun demişim, ses etmemişim.
Kardeşlerim olmuş. Hiç gitmicem diye söz vermişler.
Ve daha kavşağı dönemden yavşaklık yapıp gitmişler.
Üzülmemiş gibi yoluma devam etmişim.
"O kıskandı o yüzden arkadan vurdu" demişim.
"Onu çok tersledim o yüzden gitti" demişim.
"O yalnızlığı seviyor gitmesi lazım" demişim.
Herkese bi şekilde bi kalıp uydurmuşum.
Kızmamışım. Arayıp sen nası bi insansın diye sormamışım.
Sadece sessizce yazmışım hepsini.

Eskiyi özlüyor muyum ? Tanrı'm o günleri aratıyor mu ? -Hayır, asla.
Hiçbi zaman hiçbi şekilde aramıyorum ve özlemiyorum o günleri.
Sadece döndüm ve güldüm.
Değer verdiklerimi gördüm ve güldüm.
Hissettiklerimi okuyorum şuan. Ve anlıyorumda.
Ama kesinlikle özlemiyorum.

Şimdi herşeye rağmen çok mutluyum sevgili okuyucu.
Beni mutlu eden çok değerli bi insana sahibim.
Ve o da benimle olduğu için mutlu, biliyorum.
Tanrı'm mutluluğumda gözü olanların mutluluklarına göz diksin.
Mutluluğumu bozmaya çalışanların bi tarafına bizim evi soksun.
Tahtaya vurup maşallah demenizi rica ederek bitiririm bu blogu.
Saygılar. klsdjf
Hadi by.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Neveser'im küçüktür3

Bu evdeki odamı seviyorum.
Hiç değilse diğerinden daha sessiz ve huzurlu.
Evet şimdi bugünümü anlatayım sizlere.
Çünkü aklıma yapıcak başka bişey gelmiyo şuan.

Evden çıktım ve otobüs durağına gittim.
Gider gitmez otobüs geldi.
Otobüs beklemek zorunda kalmadığım için kendimi çok şanslı hissettim.
Ama pek değilmişim. -Neden mi ?
İniceğim durağı kaçırdım.
Hiç bilmediğim bi yerde otobüsten inmek zorunda kaldım.
Geri doğru yürümeye başladım.
3 şeritli bi yolda ters yöne yürüyordum ve arabalar üzerime üzerime geliyordu.
Etrafıma baktım, kimsecikler yoktu.
Sanırım o ıssız yerde otobüsten inip yolunu kaybeden tek gerizekalı bendim.
Kaldırımsız bir yolda yürümeye devam ediyordum.
Ezilmemek için çimenlerin üzerinden yürüme fikri cazip geldi.
Ama lanet olası yağmur yağdığı için çimenler çamur olmuş.
Adımımı attığım gibi battım.
O an oraya oturup anıra anıra ağlamak istedim.
Ama bunu yapamazdım çünkü Lövemin gösterisine yetişmem gerekiyordu.
Çamurdan çıkabildikten sonra yol kenarından yürümeye devam ettim.
Tam o sırada gerizekalı şöförün biri yolda minik bi serçeyi ezdi.
Allah belasını versin onun. Evi barkı yıkılsında altında kalsın inşallah.
Ağzına kumanda giresice. Nasılda kıydı o tatlı şeye.
Sonra ben serçeyi aldım. Baktım ona. Acı çekiyordu.
Yardıma muhtaçtı. Onu sahiplendim ve yola devam ettim.

Bi süre daha yürüdükten sonra buraya geldim.
Çantamı bıraktım ve evden çıktık.
Lövemin gösterisine yetişebildim nihayet tam vaktinde.
En ön koltukta yerimi aldım ve en yakından izledim onu.
Muhteşemdi.

Neveser Hanım ile Rasim Bey'in buluşma sahnesinde çalan müzik !
Löve biliyorum orda gülmemek için kendini zor tuttun :D
Hatta bi ara tutamayıp güldün. Gülüşünü yediminin. <3
He bide Nilay Yedibuçuk bu fasulya 7 buçuk lira şarkısını söylerkeeen;
Aklıma seninle olan diyaloğumuz geldi.
Hatırlıyosun biliyorum. şlkfdsşl
-Verdikle mercimeği fırına verdik olooom.
-Ama bu fasulya yedi buçuk lira gizem. kdlfkldslsdjf :D

Evet tamam burda bitiriyorum.
Seni seviyorum Neveser.
Bilirim Neveser'de beni sever.
Saygılar muçmuç. kldfjsdlkf

Rüyaymış. Ama gerçekti..

Yazmazsam unuturum..
Yazmalıyım.
22 Mayıs 2010.

Sabah uyuyordum..
Yatakta bi kıpırdanma oldu sanki.
Bi rüya görüyordum ve rüya gitti, karanlık geldi.
Güneş kapalı perdelerin arkasından odayı hafifçe aydınlatıyordu.
Gözlerimi aralayıp odayı kontrol ettim. Ve başucumda onu gördüm.
Rüya olmadığına yemin bile edebilirim.
Ellerim elindeydi, dudaklarına götürdü, öptü ve sonra örtünün altına geri koydu.
Üstümdeki örtüyü düzeltti, saçlarımı okşadı ve gitti.

Gözlerimi tekrar kapadım. Sesleri dinledim.
Odanın önünden biri geçti.
Sonra kapı açıldı. Annem geldi beni dürttü.
"5 dakika daha." dedim. Gitti.

Tamam anladım rüyaydı.
Gereğinden fazla güzel olan bi rüya.
Ama bütün benliğim gerçek olduğuna inanmak istiyor.
Çünkü bakışları çok gerçekçiydi. Yemin edebilirim.

Kalkıp yatağın yanına yere oturdum.
Sırtımı yatağa yasladım.
Gözlerim doldu.
Hala odanın içinde onun kokusunu alabiliyordum.
Ve sadece saçlarımı okşayıp üstümü örtmesine bile deli gibi ihtiyacım vardı.
Sanırım ona aşık oldum.
by.

21 Mayıs 2010 Cuma

21 mayıs 2010 ^

Sıkılmaktan sıkıldım bari bi blog yazayım dimi ? -Evet.
Aslında kayda değer bişey yok. İlhamda gelmiyo zaten.

Az önce bilgisayarın başında yemek yerken,
Bi yandan yiyip bi yandan da tek elle kola dökeyim dedim.
Kolayı bardağa değil bilgisayarın prizine döktüm kldfjlsdf :D
Ama patlamadık, havluyla sildim hemen.
Öldürmeyen Allah öldürmüyor bilader :D

Bide telefonumun şarjı bitti. Taktım ve saatlerce şarj olmadı.
Sonra telefona taktığım şarj makinesini boşta bırakıp,
prize başka şarj makinesi taktığımı anladım.
Yani 2 tane olan şarjdan birini telefona, diğerini prize takmışım.
Bu kadar salak olduğum için ağlamak istedim şldskfşldf :D

Bu arada bugün çok arabeskim.
Coğrafya dersinde Ahmet Kaya ve Arap Şükrü falan dinledik.
Şimdide beyin hücrelerimin içinde Sezen Aksu şarkıları dolanıyor.
Bir kedim bile yok anlıyormusun hadi gülümsee..
Ben sende tutukluuu kaldıııımmm. dırırırııımmm..
Hediyee giibii geeldin hoşgeldiin..
Ve tabi bide Kurşuni renkler.. sevgilim bunu sever bilirim :)
Mehmetcan Akkan'm


Ben bunları yazarken annem odanın kapısını çaldı ve içeriye girdi.
Tralaylaylayy. Kahve yapmış bana.
Keyfim keyiflensin diye.
Ohalardayım. Vay be oldum. Vay be.
"Selin kalk kahve yap, kalk çay demle" devirleri sona mı erdi yoksa ?
Duygulandım devamını yazamıcam by lşdkflşdskdşf :D

16 Mayıs 2010 Pazar

Akıllı takıl kaşarcan.

Sevgili insanlar ;
Bi kısmınızla hiç sorunum yok, hatta saygı bile duyuyorum.
Ne kadar şaşırtıcı değilmi ? - Evet bende öyle düşünmüştüm zaten lşdfkgdfşgl
Herneyse.
Ama bi kısmınıza felaket taktım. Belkide sadece birinize.
Ve aşağıda yazıcaklarımın hepsi onu hedef alıcak.
Onu blog konusu yaptığım için havalansın istemiyorum.
Onun salaklıklarını görmekten çok yoruldum.
İki dakka sevaba girmek açısından yazıyorum bunları.

Bak yavrum, bak güzelim. Kendinle gurur duyma.
Zırt pırt sevgilinle ayrılıp barışmaktan ve aşkını ilan etmektende vazgeç.
Artık face'te " falanfeşman ile falanfilancan bi ilişkisi içerisindeler "
Yazsını görmekten kusmak geldi.
Ve kuscam diyosam kusarım. -Anlatabildim mi ?
Tipin yok, bari biraz gururun olsun.
Acı gerçek ama üzgünüm. Dost acı söylermiş.
Hı şimdi bu lafı söyledim diye sakın kanka olduğumuzu falan düşünme.
Çünkü bana "aşkoş" gibi gerizekalıca lezbiyen muhabbetlerinden öyk geliyo.
Bu arada lezbiyen olsaydınız saygı duyup bağrıma basardım sizi.
Ama arada kalışınız rahatsız ediyor beni. şkldflkdsfjs
Herneyse ne diyodum ?
Hı tipin yok. Ama günde 155 tane resim yüklüyosun be ablacım.
Ben mecburmuyum senin çirkin yüzünü görmeye ?
Resim çekinirken Allah aşkına uzak dur şu aynalardan.
Allahın adını verdim bak gözünü seveyim yapma etme eyleme.
Zaten dudakların yüzünün 3te 1 ini kapladığı için bi bok gözükmüyor.
Teninde abeci rengi be ablacım.
Napsak çamaşır suyuna mı yatırsak seni ?
Bide "Bugün Şanzimentim çok üzgün o yüzden hiçbişey yapasım yok."
Ne biçim durum lan bu ?
Banane aq senin Şanzimetinden ?
Vah vah Şanziment üzgünmüş lan iştahım kesildi napıcaz şimdi ? dlfdslş
Salakmısınız yoksa tipinizmi öyle gösteriyo aq ?
Son olarakda şunu dicem. Gözünü seveyim Türkçe yaz ablacım.
"z"leri "s" , "c"leri "j" yapmaktan vazgeç Allah aşkına.
Yemin ederim face'te "iİİii qejeLeeeyy" yazdığını her gördüğümde
"Ocağına incir ağacı dikilsin aq" diyorum lan.
Neyse ablacım diceklerim bu kadar.
Topla kendini.
Belki o zaman hakkımda konuşabilcek seviyeye gelirsin.
Rakip ol bana. Eğlenceli olur.
Aslında rekabet hoş şey ama;
Şuanki halinle benimle muhatap bile olamıcağını belirtmek istedim.
Arkamdan konuşurkende dikkat et.
Zira bigün o dilini götüne sokabilirim.
Sonra belki çıkarman için o avel arkadaşın yardımcı olur sana.
Herneyse. Bana uzak, Allaha yakın olmanızı diliyorum.
O zavallı küçük hayatlarınızda size başarılar.
Bidaha adımı sizin ağzınızda duyarsam,
O yamuk kafalarınızı birbirine tokuşturup kıvılcım çıkartırım.
Tamam mı ablacım ? Şimdi siktir olup gidebilirsin.
Hadi by. Selametle.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Birinci ayımız kutlu olsun sevgilim

Şuan oturdum ve düşündüm.
Hayatımda hiçbir eksik yok.
1 aydır benimlesin.
Her zaman yanımda olamasanda her saniye içimdeydin.
Biliyorum sende özlüyorsun, tıpkı benim gibi.
Doğal olanda bu, özlemeliyiz birbirimizi.
Çünkü ne sen bana tat verebilecek kadar yakınsın,
Nede ben seni tadabilecek kadar yakınım.
Ama günden güne seni daha çok sevdiğimin farkındayım.
Arkanı dönüp gittiğinde tek başıma kaldım.
Aslında ben senin çekip gidişini bile sevdim.
Çünkü "gidiyorum" derken daha çok geldin.
Gitmenin adını, kalmanın tadını değiştirdin.
Bazı insanların verdiklerinin çok daha fazlasını,
Sen bana uzaktayken verebildin.
Belki farkında değilsin ama 1 aydır hayatımın en önemli yerindesin.
Kızsanda, kızsamda, hafiften yabancı olsakta, olmasakta
Göz göze geldiğimizde aynı anda susuşlarımızı seviyorum.
Üşüyen ellerimi avucunun içine alıp ısıtmanı seviyorum.
Kurduğumuz hayalleri ve bana "seni seviyorum" deyişlerinide..
Sen ile beni bi kenara bırakıp "biz" olmayı seviyorum.
Seni seviyorum. Ama Biz'i daha çok seviyorum.
Dünüm, bugünüm, yarınım oldun benim.
Dünü geride bırakıp, bugünü yaşamayı öğrettin.
Seni bilmem ama, ben ilk görüştüğümüz güne,
Yada daha önceki buluşmamıza geri dönmek istemem.
Evet, fazlasıyla güzeldi. Ama geleceği daha çok özlüyorum.
Bugün günlerden sen. Avucumda sakladığımsa aşk.
Ve bu sabah gözlerimi yine senin için açtım bak.
Gözlerimizi kapadığımızda da birbirimizi görmeyi dileyelim.
Yanımda olduğun için çok teşekkür ederim.
Hayatıma ve geleceğime hoşgeldin.
İlk ayımız kutlu olsun sevgilim.
"Sevgilim" ne demek, ben senle öğrendim.

* MEHMETCAN AKKAN   

başlangıcımız 12.04.2010 ~ ama geleceğimiz uzun.. :)

By.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Bana bi liste yapın.

Günlerdir aklımdan çıkmayan bi konu var.
Yazmıcam yazmıcam diyorum ama yazmadan duramıyorum bilader.
Bakın şimdi.
Birkaç yazı okudum nette. Ve sonra düşündüm.
Gerçekten mantıklı.
İnsan sevdikleri için kendinden ödün verebilmeliymiş. -Doğru.
Bişeylerden vazgeçebilmeli.
Sırf sevdiği mutlu olsun diye bişeyleri arkasında bırakabilmeli.
O istedi diye böyle yaptım diyebilmeli.
Buraya kadar sorun yok dimi ? -Evet.
Ama gel gelelim benim kafama yatmayan bi olay var.
Şimdi bi ricam olucak.
Bi liste yapın bana.
Deyinki, sen istedin diye şunu şöyle yaptım.
Senin için şundan bundan vazgeçtim.
Sırf sen mutlu ol diye bunu böyle yaptım.
Yapabilirmisiniz böyle bi liste ?
Sırf ben mutlu olayım diye fedakarlık yaptınız mı hiç ?
Merak ediyorum benim mutluluğumu düşünen var mı ?
Hatta düşünmekle kalmayıp mutlu olmam için çabalayan ??
Ben istiyorum diye bişeyler yaptınız mı hiç ?
Hiç kendi çıkarlarınız olmadan benim için bişeylerden vazgeçebildiniz mi ?
Bunu bi sorun kendinize .
Ve sonra gelip benim için yaptıklarınızı söyleyin.
Tabi bugüne kadar benim için bişey yaptıysanız ..

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Ne kadar büyürsen büyü benim kalmanı, ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum sevgilim.

1 Mayıs..
Bugün senin doğum günün sevgilim.
Bazen yazamam. Ne halt ediceğimide bilemem.
İşte şuan tam o hallerdeyim.
Ve buram buram kararsızlık kokuyor cümlelerim.
Ne yazıcağıma karar veremiyorum.
Üzerine yakışan açık pembe t-shirt'lü resmin bana hala ilham verebiliyoken,
Benim böyle susmam olmaz.
Aslında çokta şey yazmak istemiyorum.
Herkezin bilmesini istemediklerimde var.
Mesela her sabah ekmeğimin üzerine baş harfini çizerim ketçapla.
Akşamları batan güneşin ardından yeni günü özlediğim gibi özlerim seni.
Güneş asıl o zaman batar bana işte. Seni özlediğim zaman..
Başkalarıyla güldüğün her saniyeyi kıskanmamı anlıyor olabilirmisin ?
Yada anlatsam anlarmısın ?
Üzüldüğün veya sinirlendiğin anlarda bana uzak olmamalısın.
Beni ihmal ettiğin zamanlarda mutlu olabiliyormusun ?
Olumsuzlukların bana koşarak geldiği anlar var.
Öyle zamanlarda senin bakışlarını hatırlıyorum. İşe yarıyorlar.
Gözlerini hatırladığımda, içimdeki tüm duygular yerini aşka bırakıyorlar.
Ben seni her düşündüğümde tekrar aşık oluyorum sana.
Tekrar, tekrar.. Ve tekrar..
En heycan verici şeyse, sırt üstü yatıp tavanda seni çizmeye çalışmak.
Yastığa başımı koyduğumda sadece seni düşünüyorum.
Elimi tutuşunu, koluma girişini.
Ve bir sonraki adımımızın hayalini kuruyorum.
O umduğumuz günler, umarım gerçekten vardır.
Bir şey daha var. O da senin hiçbir şeye benzemeyişin.
Bu da seni daha çok özlememe neden oluyor.
Şimdi uyuycam.
Uyandığımda hiç ayrılmayacağımız o güne bi adım daha yaklaşmış olucaz.
Ama sana seni seviyorum demeden uyumaya çalışınca çabalarım sonuç vermiyor.
Aynı şekilde sen bana iyi uykular sevgilim demezsen ben yine uyuyamıyorum.
Ve en çokta gözümü kapattığımda seni yanımda hissediyor olmayı seviyorum.
Fotoğralarına yaklaşmak demek, sana yaklaşmak olsa keşke.
Gelsen, sarılsan, başımı omzuna yaslandırsan da gözlerim kapansa.
Kabus gördükten sonra annesinin yanına koşan çocuklar gibi
güvende hissetsem kendimi.
Bazen aslında sen yokmuşsunda,
ben seni zorla bugünüme davet ediyormuşum gibime geliyor.
Ama iç sesime kulak verdiğim an burada olduğunu hissediyorum.
Hani kalplerimiz çarpışıyormuşta sonra etrafa kıvılcımlar dağılıyormuş gibi.
Bütün o süslü sözleri geçtim şimdi sade ve net olarak söylüyorum,
Seni öyle çok seviyorumki sevgilim..
Daha öncede söylediğim gibi,
İyiki varsın. Biz'i seviyorum seninle.
Adının baş harfini söylerken dudaklarımın birbirine değmesinide..
Evet, bugün bir yaş daha büyüyorsun.
Korkuyorum, yeni yaşında bana ihtiyaç duymazsan diye.
Şimdi herkez mutlu yıllar diyip iyi dileklerde bulunucak senin için.
Bense,
Ne kadar büyürsen büyü benimle kalmanı,
Ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum.
İyiki benimsin.*
Benim kal.
Ben'li yıllar :)

MS.
by.

Bence. ^^

Yine ekşi sözlükte gördüm. Bence yazıları.
Ve bende bir bence yazısı yazmalıyım dedim.
Bakın bencelerime ;

- Bence kara kediler uğursuzluk falan getirmiyor.
- Bence belediye parklarındaki çiçeklerin resmini çekmek çok saçma.
- Bence otobüste yer vericeğimiz kişi bizden en az 20 yaş büyük olmalı.
- Bence etrafımızda 155 kişilikli olan bi çok insan var.
- Bence bazen söylenilenleri başka tarafımızdan anlamak güzel olur. Eğleniriz.
- Bence saç kurutma makinesi sadece saç kurutmaz. Isınmayada yarar.
- Bence bir şarkı insanın ruh halini deiştirebilir.
- Bence hayattaki en kolay şey kusur bulmak.
- Bence bir insanın ne kadar dürüst olduğunu asla bilemeyiz.
Hatta bir insan kendisinin ne kadar dürüst olduğunu bile asla bilemez.
- Bence "seviyorum seni" demek, "seni seviyorum" demekten daha kolay.
- Bence Serdar Ortaç'ı sevmeyen biri bile hayatı boyunca en az 1 kez,
 "hayaat beni neden yoruyosuun" demiştir, yada içinden geçirmiştir.
- Bence birine güzel deyince iltifat, çirkin deyince hakaret olmasının nedeni,
insanların kompleksli yapısından kaynaklanıyor.
- Bence insanlar birbirlerine benzemekten korktukları için,
sürekli farklarından bahsediyorlar.
- Bence tanımadığı kişiler hakkında boş konuşan insanlar, boş insanlardır.
- Bence sabahları mutlu olan kadın,
bi önceki akşamdan ne giyiceğini hazırlamış olandır.
- Bence bir ojenin kuruma süresi ömrümüzden epeyce vakit çalıyor.
- Bence birşey olması gerektiğinden ucuzsa, mutlaka bi bit yeniği vardır.
- Bence tükenmez kalem tükenmez değildir, tükenir.
- Bence hevesli hevesli yoğurt kaymağı yiyen insan bizden değildir şldkdfşl
- Bence şarj'a şarz diyenleri dövelim. skşlfkjd
- Bence tenceredeki fazla suyu delikli kepçeyle almaya çalışmak,
hiç mantıklı değil. (bunu geçen gün yaptım lkdjf)
- Bence Google'ın "Kendimi Şanslı Hissediyorum" butonunu kullananların
sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır.
- Bence benim annem 7/24 bilgisayarda oyun oynayan tek anne değil.
- Bence trip atmaya bu kadar meilli olmam iyi bişey değil.
- Bence her insanın içinde bi öküz var.
- Bence 2 hafta nette takılmasam başıma bişey geldiğini düşünenler olur.
- Bence ben gereksiz işlerle uğraşmaya çok meilliyim.
by.

Güvenmiyorum lan.

Son zamanlarda ilk kez naptın sen Selin deme şansı buldum kendimde.
Naptın kızım sen harbici ? Hatan var mı bilader ?
Varsa aslan gibi çık kusura bakma hatalıyım de.
Ama yok aq yok ben göremiyorum.
Yaptıklarımdan pişman olmuyorum hiçbi zaman.
Birine bi laf edip kırıyorum. Yine pişman olmuyorum.
Herkesi kendimden uzak tutuyorum ve bi gram içim sızlamıyor.
Nedir benim bu hallerim ?
Eskiden böyle değildim. Eskiden şikayetciydim hallerimden.
Gidenlerin arkasından uzun süre bakardım.
Şimdi dönüp bakmamakla kalmıyorum, kendim gidiyorum artık.
Eskiden üzülürdüm bütün bu kavgalara, gürültüye, anlayışsızlığa.
Şimdi çıt çıkarmıyorum.
Bu yeni hallerim bazılarını oldukça sevdirdi.
Bazılarınıysa nedenini bilmediğim atarlara sürükledi.
Ya bilader ben çok değer vermiştim ? Nerde değer verdiklerim ?
Nerde "hiç bırakmayacağız"lar? Nerde ?
Biliyodum ben hep söyledim. Şimdi çok bağlıyız ama biter dedim.
Yok o senin soğukluğun dedi bana herkes. Hani yine ben haklıyım ?
Güvenmemekte de haklıymışım dimi ?
Tanrı'm.. Tanrı'm çok teşekkürler.
Bana öyle bir hal verdin ki. Hani gamsız derler ya aynı o hesap.
Evde yangın çıksa kaçmadan önce oturup yemek yermişim.
Aynen bilader teşekkür ederim bunun için.
Hepiniz için söylüyorum silkelenin ve kendinize gelin !
Hani uğruna ölüp bittikleriniz ? Hani en yakın dostlarınız, kankalarınız ?
Hani size hep yanında olucam diye söz verenler ?
Bugüne dek hep bana kızdınız kimseyi kendime yakın tutmuyorum diye.
Harbiden de öyledir bildik bikaç arkadaşım dışında kimsem yoktur benim.
O kadar gamsız hallerdeyim ki bilemezsiniz.
Her gün aynı saatte aynı şeyleri yaparım. Aynı kişilerle mesajlaşırım.
Benim hayatım böyle.
Kimse içimde neler koptuğunu bilemez. İnanın anlatamam bile.
Ama benimde çok kırıldığım zamanlar oluyor.
Çok yanlız kalıyorum ama kimse şikayetçi olduğumu sanmasın !
Etrafımda bir sürü samimiyetsiz, boş, aptal, ikiyüzlü insan olacağına,
heryerde her şartta yapayanlız olıyım bi gram içim sızlamaz !
Eskiden sızlardı ama artık değil. Bu değişikliği sevdim.
Ama tek kötü yanı şu oldu;
Eskiden insanlara güvenmekte zorlanırdım. Şimdi kimseye güvenmiyorum !
Ve hiçde şikayetçi değilim.
by.

Sıcağın yan etkileri.

Daha yaz tam anlamıyla gelmeden havalar çok sıcaaaaak.
E şimdiden böyleyse yazın eririz ?
Zaten sıcak başımıza vurdu.
Bakın halimize -,-

Tenefüs.*
Gizem : Oy bahçenize ben giremedim.
Topluca : Kopekten oyy oyyy kopekten oyy. kldsjf
Selin : Ama benim adım Elvan Daltoon, ben gezerim balkon balkoon.
Topluca : Gelirde goynuna girerim aman, gobrayı dolarım boynuuna. kldsfj
Gizem : Karanfil deste gideeer.
Topluca : Ha ha ha, haaa haaaaa. kdsjflsdf

Şarkılara geeel.
Sanat yapıyoruz gençler. kldfkld
Bide bunları söylerken bi yandan da oynuyoruz falan.
Sonra zil çalar ve sıramıza geçeriz.
Ayşenur : Of lan ne çabuk zil çaldı.
Gizem ve Ben : Zile koyam sana bişey olmasın. lgşlkfdlşfd

Tarih dersi.*
Hoca : Rokoko desenlerinin tarihçesii...^^
Gizem : Ne ? Mokoko mu ?
Selin : Hayır lan Robokop dedi galba.

Geometri dersi.*
(Ben sağa sola sataşıyorum) ~
(Gizem tiyatro kitabındaki salak tekerlemeleri okuyo) ~
(Ayşenur tahtadakileri geçiriyo) ~
Gizem : Ben bu kitabı hatim etcem.
Ayşenur : Et allahın cezası et.
Selin : Ne ? Et mi dediniz ?
Ayşenur : Evet. Et. Noldu ?
Selin : Et ete değcek aga.
Gizem : Ne ? Lady Gaga mı ?

Bu diyaloglardan sonra iptal olduk resmen süründük gülmekten lşfkdlşfs
Yadırgamayın, hepsi sıcaktan.
Beynimiz kaynıyo. Ve kanımızda öyle ^^
Fokur fokur hesabı humko.O
Hala gülesim var Allahım sana geliyorumm devamını yazamıcam by. dkjfds

Eskileer ^

Nostalji durumları.
Günlüğümü açtım.
En başından itibaren bugüne dek ne yazdıysam okudum.
Mesela Ezgiler vardı. Sonra Recepler falan.
Topluca dışarı çıkmıştık.
Burger King'in tuvaleti tek kişilikti. Kapıda beklerken kızlarla konuşuyoduk.
-Aq tükürsem daha çok su gelir yemin ediyorum -.-
-Aq kızım burda birbirimizle bütünleştik -,-
Ne güzel gündü. 4'te gelicem demiştim, 7'de eve gitmiştim.

Bi ara takmışım Second dinliyomuşum.
Bi ara salağın tekine aşık olmuşum. -Ki aşk değilmiş o.
Bilirsiniz klasik genç ergen takıntıları.
Birileri girmiş hayatıma, içine edip çıkmışlar.
Kalbim sağ olsun demişim, ses etmemişim.
Kardeşlerim olmuş. Hiç gitmicem diye söz vermişler.
Ve daha kavşağı dönemden yavşaklık yapıp gitmişler.
Üzülmemiş gibi yoluma devam etmişim.
"O kıskandı o yüzden arkadan vurdu" demişim.
"Onu çok tersledim o yüzden gitti" demişim.
"O yalnızlığı seviyor gitmesi lazım" demişim.
Herkese bi şekilde bi kalıp uydurmuşum.
Kızmamışım. Arayıp sen nası bi insansın diye sormamışım.
Sadece sessizce yazmışım hepsini.

Eskiyi özlüyor muyum ? Tanrı'm o günleri aratıyor mu ? -Hayır, asla.
Hiçbi zaman hiçbi şekilde aramıyorum ve özlemiyorum o günleri.
Sadece döndüm ve güldüm.
Değer verdiklerimi gördüm ve güldüm.
Hissettiklerimi okuyorum şuan. Ve anlıyorumda.
Ama kesinlikle özlemiyorum.

Şimdi herşeye rağmen çok mutluyum sevgili okuyucu.
Beni mutlu eden çok değerli bi insana sahibim.
Ve o da benimle olduğu için mutlu, biliyorum.
Tanrı'm mutluluğumda gözü olanların mutluluklarına göz diksin.
Mutluluğumu bozmaya çalışanların bi tarafına bizim evi soksun.
Tahtaya vurup maşallah demenizi rica ederek bitiririm bu blogu.
Saygılar. klsdjf
Hadi by.

Neveser'im küçüktür3

Bu evdeki odamı seviyorum.
Hiç değilse diğerinden daha sessiz ve huzurlu.
Evet şimdi bugünümü anlatayım sizlere.
Çünkü aklıma yapıcak başka bişey gelmiyo şuan.

Evden çıktım ve otobüs durağına gittim.
Gider gitmez otobüs geldi.
Otobüs beklemek zorunda kalmadığım için kendimi çok şanslı hissettim.
Ama pek değilmişim. -Neden mi ?
İniceğim durağı kaçırdım.
Hiç bilmediğim bi yerde otobüsten inmek zorunda kaldım.
Geri doğru yürümeye başladım.
3 şeritli bi yolda ters yöne yürüyordum ve arabalar üzerime üzerime geliyordu.
Etrafıma baktım, kimsecikler yoktu.
Sanırım o ıssız yerde otobüsten inip yolunu kaybeden tek gerizekalı bendim.
Kaldırımsız bir yolda yürümeye devam ediyordum.
Ezilmemek için çimenlerin üzerinden yürüme fikri cazip geldi.
Ama lanet olası yağmur yağdığı için çimenler çamur olmuş.
Adımımı attığım gibi battım.
O an oraya oturup anıra anıra ağlamak istedim.
Ama bunu yapamazdım çünkü Lövemin gösterisine yetişmem gerekiyordu.
Çamurdan çıkabildikten sonra yol kenarından yürümeye devam ettim.
Tam o sırada gerizekalı şöförün biri yolda minik bi serçeyi ezdi.
Allah belasını versin onun. Evi barkı yıkılsında altında kalsın inşallah.
Ağzına kumanda giresice. Nasılda kıydı o tatlı şeye.
Sonra ben serçeyi aldım. Baktım ona. Acı çekiyordu.
Yardıma muhtaçtı. Onu sahiplendim ve yola devam ettim.

Bi süre daha yürüdükten sonra buraya geldim.
Çantamı bıraktım ve evden çıktık.
Lövemin gösterisine yetişebildim nihayet tam vaktinde.
En ön koltukta yerimi aldım ve en yakından izledim onu.
Muhteşemdi.

Neveser Hanım ile Rasim Bey'in buluşma sahnesinde çalan müzik !
Löve biliyorum orda gülmemek için kendini zor tuttun :D
Hatta bi ara tutamayıp güldün. Gülüşünü yediminin. <3
He bide Nilay Yedibuçuk bu fasulya 7 buçuk lira şarkısını söylerkeeen;
Aklıma seninle olan diyaloğumuz geldi.
Hatırlıyosun biliyorum. şlkfdsşl
-Verdikle mercimeği fırına verdik olooom.
-Ama bu fasulya yedi buçuk lira gizem. kdlfkldslsdjf :D

Evet tamam burda bitiriyorum.
Seni seviyorum Neveser.
Bilirim Neveser'de beni sever.
Saygılar muçmuç. kldfjsdlkf

Rüyaymış. Ama gerçekti..

Yazmazsam unuturum..
Yazmalıyım.
22 Mayıs 2010.

Sabah uyuyordum..
Yatakta bi kıpırdanma oldu sanki.
Bi rüya görüyordum ve rüya gitti, karanlık geldi.
Güneş kapalı perdelerin arkasından odayı hafifçe aydınlatıyordu.
Gözlerimi aralayıp odayı kontrol ettim. Ve başucumda onu gördüm.
Rüya olmadığına yemin bile edebilirim.
Ellerim elindeydi, dudaklarına götürdü, öptü ve sonra örtünün altına geri koydu.
Üstümdeki örtüyü düzeltti, saçlarımı okşadı ve gitti.

Gözlerimi tekrar kapadım. Sesleri dinledim.
Odanın önünden biri geçti.
Sonra kapı açıldı. Annem geldi beni dürttü.
"5 dakika daha." dedim. Gitti.

Tamam anladım rüyaydı.
Gereğinden fazla güzel olan bi rüya.
Ama bütün benliğim gerçek olduğuna inanmak istiyor.
Çünkü bakışları çok gerçekçiydi. Yemin edebilirim.

Kalkıp yatağın yanına yere oturdum.
Sırtımı yatağa yasladım.
Gözlerim doldu.
Hala odanın içinde onun kokusunu alabiliyordum.
Ve sadece saçlarımı okşayıp üstümü örtmesine bile deli gibi ihtiyacım vardı.
Sanırım ona aşık oldum.
by.

21 mayıs 2010 ^

Sıkılmaktan sıkıldım bari bi blog yazayım dimi ? -Evet.
Aslında kayda değer bişey yok. İlhamda gelmiyo zaten.

Az önce bilgisayarın başında yemek yerken,
Bi yandan yiyip bi yandan da tek elle kola dökeyim dedim.
Kolayı bardağa değil bilgisayarın prizine döktüm kldfjlsdf :D
Ama patlamadık, havluyla sildim hemen.
Öldürmeyen Allah öldürmüyor bilader :D

Bide telefonumun şarjı bitti. Taktım ve saatlerce şarj olmadı.
Sonra telefona taktığım şarj makinesini boşta bırakıp,
prize başka şarj makinesi taktığımı anladım.
Yani 2 tane olan şarjdan birini telefona, diğerini prize takmışım.
Bu kadar salak olduğum için ağlamak istedim şldskfşldf :D

Bu arada bugün çok arabeskim.
Coğrafya dersinde Ahmet Kaya ve Arap Şükrü falan dinledik.
Şimdide beyin hücrelerimin içinde Sezen Aksu şarkıları dolanıyor.
Bir kedim bile yok anlıyormusun hadi gülümsee..
Ben sende tutukluuu kaldıııımmm. dırırırııımmm..
Hediyee giibii geeldin hoşgeldiin..
Ve tabi bide Kurşuni renkler.. sevgilim bunu sever bilirim :)
Mehmetcan Akkan'm


Ben bunları yazarken annem odanın kapısını çaldı ve içeriye girdi.
Tralaylaylayy. Kahve yapmış bana.
Keyfim keyiflensin diye.
Ohalardayım. Vay be oldum. Vay be.
"Selin kalk kahve yap, kalk çay demle" devirleri sona mı erdi yoksa ?
Duygulandım devamını yazamıcam by lşdkflşdskdşf :D

Akıllı takıl kaşarcan.

Sevgili insanlar ;
Bi kısmınızla hiç sorunum yok, hatta saygı bile duyuyorum.
Ne kadar şaşırtıcı değilmi ? - Evet bende öyle düşünmüştüm zaten lşdfkgdfşgl
Herneyse.
Ama bi kısmınıza felaket taktım. Belkide sadece birinize.
Ve aşağıda yazıcaklarımın hepsi onu hedef alıcak.
Onu blog konusu yaptığım için havalansın istemiyorum.
Onun salaklıklarını görmekten çok yoruldum.
İki dakka sevaba girmek açısından yazıyorum bunları.

Bak yavrum, bak güzelim. Kendinle gurur duyma.
Zırt pırt sevgilinle ayrılıp barışmaktan ve aşkını ilan etmektende vazgeç.
Artık face'te " falanfeşman ile falanfilancan bi ilişkisi içerisindeler "
Yazsını görmekten kusmak geldi.
Ve kuscam diyosam kusarım. -Anlatabildim mi ?
Tipin yok, bari biraz gururun olsun.
Acı gerçek ama üzgünüm. Dost acı söylermiş.
Hı şimdi bu lafı söyledim diye sakın kanka olduğumuzu falan düşünme.
Çünkü bana "aşkoş" gibi gerizekalıca lezbiyen muhabbetlerinden öyk geliyo.
Bu arada lezbiyen olsaydınız saygı duyup bağrıma basardım sizi.
Ama arada kalışınız rahatsız ediyor beni. şkldflkdsfjs
Herneyse ne diyodum ?
Hı tipin yok. Ama günde 155 tane resim yüklüyosun be ablacım.
Ben mecburmuyum senin çirkin yüzünü görmeye ?
Resim çekinirken Allah aşkına uzak dur şu aynalardan.
Allahın adını verdim bak gözünü seveyim yapma etme eyleme.
Zaten dudakların yüzünün 3te 1 ini kapladığı için bi bok gözükmüyor.
Teninde abeci rengi be ablacım.
Napsak çamaşır suyuna mı yatırsak seni ?
Bide "Bugün Şanzimentim çok üzgün o yüzden hiçbişey yapasım yok."
Ne biçim durum lan bu ?
Banane aq senin Şanzimetinden ?
Vah vah Şanziment üzgünmüş lan iştahım kesildi napıcaz şimdi ? dlfdslş
Salakmısınız yoksa tipinizmi öyle gösteriyo aq ?
Son olarakda şunu dicem. Gözünü seveyim Türkçe yaz ablacım.
"z"leri "s" , "c"leri "j" yapmaktan vazgeç Allah aşkına.
Yemin ederim face'te "iİİii qejeLeeeyy" yazdığını her gördüğümde
"Ocağına incir ağacı dikilsin aq" diyorum lan.
Neyse ablacım diceklerim bu kadar.
Topla kendini.
Belki o zaman hakkımda konuşabilcek seviyeye gelirsin.
Rakip ol bana. Eğlenceli olur.
Aslında rekabet hoş şey ama;
Şuanki halinle benimle muhatap bile olamıcağını belirtmek istedim.
Arkamdan konuşurkende dikkat et.
Zira bigün o dilini götüne sokabilirim.
Sonra belki çıkarman için o avel arkadaşın yardımcı olur sana.
Herneyse. Bana uzak, Allaha yakın olmanızı diliyorum.
O zavallı küçük hayatlarınızda size başarılar.
Bidaha adımı sizin ağzınızda duyarsam,
O yamuk kafalarınızı birbirine tokuşturup kıvılcım çıkartırım.
Tamam mı ablacım ? Şimdi siktir olup gidebilirsin.
Hadi by. Selametle.

Birinci ayımız kutlu olsun sevgilim

Şuan oturdum ve düşündüm.
Hayatımda hiçbir eksik yok.
1 aydır benimlesin.
Her zaman yanımda olamasanda her saniye içimdeydin.
Biliyorum sende özlüyorsun, tıpkı benim gibi.
Doğal olanda bu, özlemeliyiz birbirimizi.
Çünkü ne sen bana tat verebilecek kadar yakınsın,
Nede ben seni tadabilecek kadar yakınım.
Ama günden güne seni daha çok sevdiğimin farkındayım.
Arkanı dönüp gittiğinde tek başıma kaldım.
Aslında ben senin çekip gidişini bile sevdim.
Çünkü "gidiyorum" derken daha çok geldin.
Gitmenin adını, kalmanın tadını değiştirdin.
Bazı insanların verdiklerinin çok daha fazlasını,
Sen bana uzaktayken verebildin.
Belki farkında değilsin ama 1 aydır hayatımın en önemli yerindesin.
Kızsanda, kızsamda, hafiften yabancı olsakta, olmasakta
Göz göze geldiğimizde aynı anda susuşlarımızı seviyorum.
Üşüyen ellerimi avucunun içine alıp ısıtmanı seviyorum.
Kurduğumuz hayalleri ve bana "seni seviyorum" deyişlerinide..
Sen ile beni bi kenara bırakıp "biz" olmayı seviyorum.
Seni seviyorum. Ama Biz'i daha çok seviyorum.
Dünüm, bugünüm, yarınım oldun benim.
Dünü geride bırakıp, bugünü yaşamayı öğrettin.
Seni bilmem ama, ben ilk görüştüğümüz güne,
Yada daha önceki buluşmamıza geri dönmek istemem.
Evet, fazlasıyla güzeldi. Ama geleceği daha çok özlüyorum.
Bugün günlerden sen. Avucumda sakladığımsa aşk.
Ve bu sabah gözlerimi yine senin için açtım bak.
Gözlerimizi kapadığımızda da birbirimizi görmeyi dileyelim.
Yanımda olduğun için çok teşekkür ederim.
Hayatıma ve geleceğime hoşgeldin.
İlk ayımız kutlu olsun sevgilim.
"Sevgilim" ne demek, ben senle öğrendim.

* MEHMETCAN AKKAN   

başlangıcımız 12.04.2010 ~ ama geleceğimiz uzun.. :)

By.

Bana bi liste yapın.

Günlerdir aklımdan çıkmayan bi konu var.
Yazmıcam yazmıcam diyorum ama yazmadan duramıyorum bilader.
Bakın şimdi.
Birkaç yazı okudum nette. Ve sonra düşündüm.
Gerçekten mantıklı.
İnsan sevdikleri için kendinden ödün verebilmeliymiş. -Doğru.
Bişeylerden vazgeçebilmeli.
Sırf sevdiği mutlu olsun diye bişeyleri arkasında bırakabilmeli.
O istedi diye böyle yaptım diyebilmeli.
Buraya kadar sorun yok dimi ? -Evet.
Ama gel gelelim benim kafama yatmayan bi olay var.
Şimdi bi ricam olucak.
Bi liste yapın bana.
Deyinki, sen istedin diye şunu şöyle yaptım.
Senin için şundan bundan vazgeçtim.
Sırf sen mutlu ol diye bunu böyle yaptım.
Yapabilirmisiniz böyle bi liste ?
Sırf ben mutlu olayım diye fedakarlık yaptınız mı hiç ?
Merak ediyorum benim mutluluğumu düşünen var mı ?
Hatta düşünmekle kalmayıp mutlu olmam için çabalayan ??
Ben istiyorum diye bişeyler yaptınız mı hiç ?
Hiç kendi çıkarlarınız olmadan benim için bişeylerden vazgeçebildiniz mi ?
Bunu bi sorun kendinize .
Ve sonra gelip benim için yaptıklarınızı söyleyin.
Tabi bugüne kadar benim için bişey yaptıysanız ..

Ne kadar büyürsen büyü benim kalmanı, ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum sevgilim.

1 Mayıs..
Bugün senin doğum günün sevgilim.
Bazen yazamam. Ne halt ediceğimide bilemem.
İşte şuan tam o hallerdeyim.
Ve buram buram kararsızlık kokuyor cümlelerim.
Ne yazıcağıma karar veremiyorum.
Üzerine yakışan açık pembe t-shirt'lü resmin bana hala ilham verebiliyoken,
Benim böyle susmam olmaz.
Aslında çokta şey yazmak istemiyorum.
Herkezin bilmesini istemediklerimde var.
Mesela her sabah ekmeğimin üzerine baş harfini çizerim ketçapla.
Akşamları batan güneşin ardından yeni günü özlediğim gibi özlerim seni.
Güneş asıl o zaman batar bana işte. Seni özlediğim zaman..
Başkalarıyla güldüğün her saniyeyi kıskanmamı anlıyor olabilirmisin ?
Yada anlatsam anlarmısın ?
Üzüldüğün veya sinirlendiğin anlarda bana uzak olmamalısın.
Beni ihmal ettiğin zamanlarda mutlu olabiliyormusun ?
Olumsuzlukların bana koşarak geldiği anlar var.
Öyle zamanlarda senin bakışlarını hatırlıyorum. İşe yarıyorlar.
Gözlerini hatırladığımda, içimdeki tüm duygular yerini aşka bırakıyorlar.
Ben seni her düşündüğümde tekrar aşık oluyorum sana.
Tekrar, tekrar.. Ve tekrar..
En heycan verici şeyse, sırt üstü yatıp tavanda seni çizmeye çalışmak.
Yastığa başımı koyduğumda sadece seni düşünüyorum.
Elimi tutuşunu, koluma girişini.
Ve bir sonraki adımımızın hayalini kuruyorum.
O umduğumuz günler, umarım gerçekten vardır.
Bir şey daha var. O da senin hiçbir şeye benzemeyişin.
Bu da seni daha çok özlememe neden oluyor.
Şimdi uyuycam.
Uyandığımda hiç ayrılmayacağımız o güne bi adım daha yaklaşmış olucaz.
Ama sana seni seviyorum demeden uyumaya çalışınca çabalarım sonuç vermiyor.
Aynı şekilde sen bana iyi uykular sevgilim demezsen ben yine uyuyamıyorum.
Ve en çokta gözümü kapattığımda seni yanımda hissediyor olmayı seviyorum.
Fotoğralarına yaklaşmak demek, sana yaklaşmak olsa keşke.
Gelsen, sarılsan, başımı omzuna yaslandırsan da gözlerim kapansa.
Kabus gördükten sonra annesinin yanına koşan çocuklar gibi
güvende hissetsem kendimi.
Bazen aslında sen yokmuşsunda,
ben seni zorla bugünüme davet ediyormuşum gibime geliyor.
Ama iç sesime kulak verdiğim an burada olduğunu hissediyorum.
Hani kalplerimiz çarpışıyormuşta sonra etrafa kıvılcımlar dağılıyormuş gibi.
Bütün o süslü sözleri geçtim şimdi sade ve net olarak söylüyorum,
Seni öyle çok seviyorumki sevgilim..
Daha öncede söylediğim gibi,
İyiki varsın. Biz'i seviyorum seninle.
Adının baş harfini söylerken dudaklarımın birbirine değmesinide..
Evet, bugün bir yaş daha büyüyorsun.
Korkuyorum, yeni yaşında bana ihtiyaç duymazsan diye.
Şimdi herkez mutlu yıllar diyip iyi dileklerde bulunucak senin için.
Bense,
Ne kadar büyürsen büyü benimle kalmanı,
Ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum.
İyiki benimsin.*
Benim kal.
Ben'li yıllar :)

MS.
by.
 

Blog Template by YummyLolly.com - Header made with PS brushes by gvalkyrie.deviantart.com
Sponsored by Free Web Space