1 Mayıs 2010 Cumartesi

Ne kadar büyürsen büyü benim kalmanı, ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum sevgilim.

1 Mayıs..
Bugün senin doğum günün sevgilim.
Bazen yazamam. Ne halt ediceğimide bilemem.
İşte şuan tam o hallerdeyim.
Ve buram buram kararsızlık kokuyor cümlelerim.
Ne yazıcağıma karar veremiyorum.
Üzerine yakışan açık pembe t-shirt'lü resmin bana hala ilham verebiliyoken,
Benim böyle susmam olmaz.
Aslında çokta şey yazmak istemiyorum.
Herkezin bilmesini istemediklerimde var.
Mesela her sabah ekmeğimin üzerine baş harfini çizerim ketçapla.
Akşamları batan güneşin ardından yeni günü özlediğim gibi özlerim seni.
Güneş asıl o zaman batar bana işte. Seni özlediğim zaman..
Başkalarıyla güldüğün her saniyeyi kıskanmamı anlıyor olabilirmisin ?
Yada anlatsam anlarmısın ?
Üzüldüğün veya sinirlendiğin anlarda bana uzak olmamalısın.
Beni ihmal ettiğin zamanlarda mutlu olabiliyormusun ?
Olumsuzlukların bana koşarak geldiği anlar var.
Öyle zamanlarda senin bakışlarını hatırlıyorum. İşe yarıyorlar.
Gözlerini hatırladığımda, içimdeki tüm duygular yerini aşka bırakıyorlar.
Ben seni her düşündüğümde tekrar aşık oluyorum sana.
Tekrar, tekrar.. Ve tekrar..
En heycan verici şeyse, sırt üstü yatıp tavanda seni çizmeye çalışmak.
Yastığa başımı koyduğumda sadece seni düşünüyorum.
Elimi tutuşunu, koluma girişini.
Ve bir sonraki adımımızın hayalini kuruyorum.
O umduğumuz günler, umarım gerçekten vardır.
Bir şey daha var. O da senin hiçbir şeye benzemeyişin.
Bu da seni daha çok özlememe neden oluyor.
Şimdi uyuycam.
Uyandığımda hiç ayrılmayacağımız o güne bi adım daha yaklaşmış olucaz.
Ama sana seni seviyorum demeden uyumaya çalışınca çabalarım sonuç vermiyor.
Aynı şekilde sen bana iyi uykular sevgilim demezsen ben yine uyuyamıyorum.
Ve en çokta gözümü kapattığımda seni yanımda hissediyor olmayı seviyorum.
Fotoğralarına yaklaşmak demek, sana yaklaşmak olsa keşke.
Gelsen, sarılsan, başımı omzuna yaslandırsan da gözlerim kapansa.
Kabus gördükten sonra annesinin yanına koşan çocuklar gibi
güvende hissetsem kendimi.
Bazen aslında sen yokmuşsunda,
ben seni zorla bugünüme davet ediyormuşum gibime geliyor.
Ama iç sesime kulak verdiğim an burada olduğunu hissediyorum.
Hani kalplerimiz çarpışıyormuşta sonra etrafa kıvılcımlar dağılıyormuş gibi.
Bütün o süslü sözleri geçtim şimdi sade ve net olarak söylüyorum,
Seni öyle çok seviyorumki sevgilim..
Daha öncede söylediğim gibi,
İyiki varsın. Biz'i seviyorum seninle.
Adının baş harfini söylerken dudaklarımın birbirine değmesinide..
Evet, bugün bir yaş daha büyüyorsun.
Korkuyorum, yeni yaşında bana ihtiyaç duymazsan diye.
Şimdi herkez mutlu yıllar diyip iyi dileklerde bulunucak senin için.
Bense,
Ne kadar büyürsen büyü benimle kalmanı,
Ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum.
İyiki benimsin.*
Benim kal.
Ben'li yıllar :)

MS.
by.

0 yorum:

Ne kadar büyürsen büyü benim kalmanı, ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum sevgilim.

1 Mayıs..
Bugün senin doğum günün sevgilim.
Bazen yazamam. Ne halt ediceğimide bilemem.
İşte şuan tam o hallerdeyim.
Ve buram buram kararsızlık kokuyor cümlelerim.
Ne yazıcağıma karar veremiyorum.
Üzerine yakışan açık pembe t-shirt'lü resmin bana hala ilham verebiliyoken,
Benim böyle susmam olmaz.
Aslında çokta şey yazmak istemiyorum.
Herkezin bilmesini istemediklerimde var.
Mesela her sabah ekmeğimin üzerine baş harfini çizerim ketçapla.
Akşamları batan güneşin ardından yeni günü özlediğim gibi özlerim seni.
Güneş asıl o zaman batar bana işte. Seni özlediğim zaman..
Başkalarıyla güldüğün her saniyeyi kıskanmamı anlıyor olabilirmisin ?
Yada anlatsam anlarmısın ?
Üzüldüğün veya sinirlendiğin anlarda bana uzak olmamalısın.
Beni ihmal ettiğin zamanlarda mutlu olabiliyormusun ?
Olumsuzlukların bana koşarak geldiği anlar var.
Öyle zamanlarda senin bakışlarını hatırlıyorum. İşe yarıyorlar.
Gözlerini hatırladığımda, içimdeki tüm duygular yerini aşka bırakıyorlar.
Ben seni her düşündüğümde tekrar aşık oluyorum sana.
Tekrar, tekrar.. Ve tekrar..
En heycan verici şeyse, sırt üstü yatıp tavanda seni çizmeye çalışmak.
Yastığa başımı koyduğumda sadece seni düşünüyorum.
Elimi tutuşunu, koluma girişini.
Ve bir sonraki adımımızın hayalini kuruyorum.
O umduğumuz günler, umarım gerçekten vardır.
Bir şey daha var. O da senin hiçbir şeye benzemeyişin.
Bu da seni daha çok özlememe neden oluyor.
Şimdi uyuycam.
Uyandığımda hiç ayrılmayacağımız o güne bi adım daha yaklaşmış olucaz.
Ama sana seni seviyorum demeden uyumaya çalışınca çabalarım sonuç vermiyor.
Aynı şekilde sen bana iyi uykular sevgilim demezsen ben yine uyuyamıyorum.
Ve en çokta gözümü kapattığımda seni yanımda hissediyor olmayı seviyorum.
Fotoğralarına yaklaşmak demek, sana yaklaşmak olsa keşke.
Gelsen, sarılsan, başımı omzuna yaslandırsan da gözlerim kapansa.
Kabus gördükten sonra annesinin yanına koşan çocuklar gibi
güvende hissetsem kendimi.
Bazen aslında sen yokmuşsunda,
ben seni zorla bugünüme davet ediyormuşum gibime geliyor.
Ama iç sesime kulak verdiğim an burada olduğunu hissediyorum.
Hani kalplerimiz çarpışıyormuşta sonra etrafa kıvılcımlar dağılıyormuş gibi.
Bütün o süslü sözleri geçtim şimdi sade ve net olarak söylüyorum,
Seni öyle çok seviyorumki sevgilim..
Daha öncede söylediğim gibi,
İyiki varsın. Biz'i seviyorum seninle.
Adının baş harfini söylerken dudaklarımın birbirine değmesinide..
Evet, bugün bir yaş daha büyüyorsun.
Korkuyorum, yeni yaşında bana ihtiyaç duymazsan diye.
Şimdi herkez mutlu yıllar diyip iyi dileklerde bulunucak senin için.
Bense,
Ne kadar büyürsen büyü benimle kalmanı,
Ve büyüdükçe beni daha çok sevmeni diliyorum.
İyiki benimsin.*
Benim kal.
Ben'li yıllar :)

MS.
by.
 

Blog Template by YummyLolly.com - Header made with PS brushes by gvalkyrie.deviantart.com
Sponsored by Free Web Space