Siz hiç herşeyinizi kaybettinizmi ? -Ben kaybettim. Birkaç yıl önce.
Annem, babam, arkadaşım, dostum, kankam. Hepsi oydu. Herşeydi o.
Uğursuz gün. 4 Ekim 2007 Perşembe.
Sonun sonunun sonununa gelmiştim.
Çok mutsuzdum. Çünkü o hastanedeydi. O, dedem.
Ama biliyordum. İyileşicekti. İyileşmek zorundaydı. Beni bırakıp gitmezdi o.
Annem hastanede onun yanında kalıyordu.
Yarım saatte bi arayıp dedemin durumunu soruyordum. İyi diyordu bana, iyi.
Babama ısrarla beni hastaneye götürmesini söylüyordum.
Çünkü dedemi mutlaka görmem gerekiyordu. İçim hiç rahat değildi.
Yarın gidicez, söz, dedi. Ama o yarın hiç olmadı.
Sonra telefonuma bi mesaj "başın sağolsun."
Hayır dedim. Hayır olamaz. Ölmedi o. Ölemez. Ölmez. Gitmez beni bırakıp.
Annemi aradım hemen. Dedem nasıl dedim.
Sustu önce. Sonra derin bi nefes aldı. İyi dedi, iyi.
İnandım. Belkide inanmaktan başka çarem yoktu o an.
Sonra babam geldi. Konuşmamız gerekiyor diyerek abimi ve beni odaya çağırdı.
Söyledi işte. O lanet cümleyi söyledi. Öldü dedi. Öldü !
O cümleden sonra hatırladığım tek şey, yere yığılışım ve kulaklarımdaki korkunç uğultu.
Öldü o. Bidaha gelmiycek. Hiç. Kelimeler o kadar anlamsız ki..
Bidaha onun maviş gözlerini hiç göremiycem.
Bidaha sabahları gıdıklayarak uyandıramıycam onu.
Bidaha sigara içtiği için kızamıycam.
Anlatamam şuan hissettiklerimi.
Unutmıycam seni hiç. Dünyanın en iyi insanı olduğunu hiç unutmıycam söz.
Beni böyle bırakıp gittiğinide unutmıycam. Daha son kez sarılamamıştım bile.
Neden beklemedin ?
Şimdi kim hergün kurabiye alıcak bana ? Kiminle yiycem jelibonlarımı ?
Kışın ortasında dondurma istiyorum diye tutturduğumda,
senden başka kim simit yemeğe ikna edebilirki beni ?
Kimin omzuna çıkıp dut toplıycam ?
Kiminle kedilere mama hazırlıycaz ?
Köpeğimizi kiminle birlikte yıkıycam ?
Kimin dizine yatıp film izliycem ben ?
Tatillerimi kiminle geçiricem ?
Senin o küçük yastığına kim yatıcak şimdi ?
Böyle zamansız gidilir mi ?
Daha ektiğimiz şeftaliler bile meyve vermemişti.
Hani ilk şeftalimizi birlikte yiycektik ? Söz vermiştin.
Daha salıncak kurucaktık bahçemize.
Neden gittin beni böyle yalnız bırakıp ? Söylesene neden, neden !
O rüyamdaydı bugün. Gerçek gibiydi aynı.
Geldi. Biliyorum.
Dizlerinin üzerindeydi kapıdan içeriye girerken.
Sonra odanın ortasına oturdu.
Titreyerek bana baktı o masmavi gözleriyle.
Ama gözleri ışık saçmıyodu artık.
Burda çok yakıyolar dedi, çok yakıyolar..
.
14 Ağustos 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
O bir daha geri gelmiycek..
Siz hiç herşeyinizi kaybettinizmi ? -Ben kaybettim. Birkaç yıl önce.
Annem, babam, arkadaşım, dostum, kankam. Hepsi oydu. Herşeydi o.
Uğursuz gün. 4 Ekim 2007 Perşembe.
Sonun sonunun sonununa gelmiştim.
Çok mutsuzdum. Çünkü o hastanedeydi. O, dedem.
Ama biliyordum. İyileşicekti. İyileşmek zorundaydı. Beni bırakıp gitmezdi o.
Annem hastanede onun yanında kalıyordu.
Yarım saatte bi arayıp dedemin durumunu soruyordum. İyi diyordu bana, iyi.
Babama ısrarla beni hastaneye götürmesini söylüyordum.
Çünkü dedemi mutlaka görmem gerekiyordu. İçim hiç rahat değildi.
Yarın gidicez, söz, dedi. Ama o yarın hiç olmadı.
Sonra telefonuma bi mesaj "başın sağolsun."
Hayır dedim. Hayır olamaz. Ölmedi o. Ölemez. Ölmez. Gitmez beni bırakıp.
Annemi aradım hemen. Dedem nasıl dedim.
Sustu önce. Sonra derin bi nefes aldı. İyi dedi, iyi.
İnandım. Belkide inanmaktan başka çarem yoktu o an.
Sonra babam geldi. Konuşmamız gerekiyor diyerek abimi ve beni odaya çağırdı.
Söyledi işte. O lanet cümleyi söyledi. Öldü dedi. Öldü !
O cümleden sonra hatırladığım tek şey, yere yığılışım ve kulaklarımdaki korkunç uğultu.
Öldü o. Bidaha gelmiycek. Hiç. Kelimeler o kadar anlamsız ki..
Bidaha onun maviş gözlerini hiç göremiycem.
Bidaha sabahları gıdıklayarak uyandıramıycam onu.
Bidaha sigara içtiği için kızamıycam.
Anlatamam şuan hissettiklerimi.
Unutmıycam seni hiç. Dünyanın en iyi insanı olduğunu hiç unutmıycam söz.
Beni böyle bırakıp gittiğinide unutmıycam. Daha son kez sarılamamıştım bile.
Neden beklemedin ?
Şimdi kim hergün kurabiye alıcak bana ? Kiminle yiycem jelibonlarımı ?
Kışın ortasında dondurma istiyorum diye tutturduğumda,
senden başka kim simit yemeğe ikna edebilirki beni ?
Kimin omzuna çıkıp dut toplıycam ?
Kiminle kedilere mama hazırlıycaz ?
Köpeğimizi kiminle birlikte yıkıycam ?
Kimin dizine yatıp film izliycem ben ?
Tatillerimi kiminle geçiricem ?
Senin o küçük yastığına kim yatıcak şimdi ?
Böyle zamansız gidilir mi ?
Daha ektiğimiz şeftaliler bile meyve vermemişti.
Hani ilk şeftalimizi birlikte yiycektik ? Söz vermiştin.
Daha salıncak kurucaktık bahçemize.
Neden gittin beni böyle yalnız bırakıp ? Söylesene neden, neden !
O rüyamdaydı bugün. Gerçek gibiydi aynı.
Geldi. Biliyorum.
Dizlerinin üzerindeydi kapıdan içeriye girerken.
Sonra odanın ortasına oturdu.
Titreyerek bana baktı o masmavi gözleriyle.
Ama gözleri ışık saçmıyodu artık.
Burda çok yakıyolar dedi, çok yakıyolar..
.
Annem, babam, arkadaşım, dostum, kankam. Hepsi oydu. Herşeydi o.
Uğursuz gün. 4 Ekim 2007 Perşembe.
Sonun sonunun sonununa gelmiştim.
Çok mutsuzdum. Çünkü o hastanedeydi. O, dedem.
Ama biliyordum. İyileşicekti. İyileşmek zorundaydı. Beni bırakıp gitmezdi o.
Annem hastanede onun yanında kalıyordu.
Yarım saatte bi arayıp dedemin durumunu soruyordum. İyi diyordu bana, iyi.
Babama ısrarla beni hastaneye götürmesini söylüyordum.
Çünkü dedemi mutlaka görmem gerekiyordu. İçim hiç rahat değildi.
Yarın gidicez, söz, dedi. Ama o yarın hiç olmadı.
Sonra telefonuma bi mesaj "başın sağolsun."
Hayır dedim. Hayır olamaz. Ölmedi o. Ölemez. Ölmez. Gitmez beni bırakıp.
Annemi aradım hemen. Dedem nasıl dedim.
Sustu önce. Sonra derin bi nefes aldı. İyi dedi, iyi.
İnandım. Belkide inanmaktan başka çarem yoktu o an.
Sonra babam geldi. Konuşmamız gerekiyor diyerek abimi ve beni odaya çağırdı.
Söyledi işte. O lanet cümleyi söyledi. Öldü dedi. Öldü !
O cümleden sonra hatırladığım tek şey, yere yığılışım ve kulaklarımdaki korkunç uğultu.
Öldü o. Bidaha gelmiycek. Hiç. Kelimeler o kadar anlamsız ki..
Bidaha onun maviş gözlerini hiç göremiycem.
Bidaha sabahları gıdıklayarak uyandıramıycam onu.
Bidaha sigara içtiği için kızamıycam.
Anlatamam şuan hissettiklerimi.
Unutmıycam seni hiç. Dünyanın en iyi insanı olduğunu hiç unutmıycam söz.
Beni böyle bırakıp gittiğinide unutmıycam. Daha son kez sarılamamıştım bile.
Neden beklemedin ?
Şimdi kim hergün kurabiye alıcak bana ? Kiminle yiycem jelibonlarımı ?
Kışın ortasında dondurma istiyorum diye tutturduğumda,
senden başka kim simit yemeğe ikna edebilirki beni ?
Kimin omzuna çıkıp dut toplıycam ?
Kiminle kedilere mama hazırlıycaz ?
Köpeğimizi kiminle birlikte yıkıycam ?
Kimin dizine yatıp film izliycem ben ?
Tatillerimi kiminle geçiricem ?
Senin o küçük yastığına kim yatıcak şimdi ?
Böyle zamansız gidilir mi ?
Daha ektiğimiz şeftaliler bile meyve vermemişti.
Hani ilk şeftalimizi birlikte yiycektik ? Söz vermiştin.
Daha salıncak kurucaktık bahçemize.
Neden gittin beni böyle yalnız bırakıp ? Söylesene neden, neden !
O rüyamdaydı bugün. Gerçek gibiydi aynı.
Geldi. Biliyorum.
Dizlerinin üzerindeydi kapıdan içeriye girerken.
Sonra odanın ortasına oturdu.
Titreyerek bana baktı o masmavi gözleriyle.
Ama gözleri ışık saçmıyodu artık.
Burda çok yakıyolar dedi, çok yakıyolar..
.

0 yorum:
Yorum Gönder